Türkiye: Tüm Türkiye’de haklarını talep etmek ve 8 Mart’ta sokaklarda olmak isteyen kadınların barışçıl protesto hakkını güvence altına alın

Uluslararası Af Örgütü, İstanbul Valiliği tarafından bugün ilan edilen hukuksuz yasağın ardından açıklama yayımladı. Örgüt açıklamasında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde haklarını talep etmek için sokaklarda olmak isteyenlerin barışçıl protesto hakkının güvence altına alınması çağrısı yaptı. Af Örgütü, konulan yasağın, uluslararası hukuk ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası tarafından korunan ifade ve toplanma özgürlüğü haklarının belirsiz nedenlerle, orantısız, hukuka aykırı ve keyfi olarak engellendiğine dikkat çekti. 

UAÖ Türkiye Direktörü Ece Ünver, “Valilik tarafından yapılan açıklamayla ifade ve toplanma özgürlüğü hakları kapsamında koruma altında olan faaliyetler meşru bir neden belirtme ihtiyacı duyulmadan yasaklandı. Barışçıl toplanma özgürlüğü izne tabi değildir. Türkiye’nin tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere birçok uluslararası insan hakları sözleşmesi, barışçıl toplanma özgürlüğü hakkının ancak meşru bir amaçla, hukuka uygun ve zaruri nedenlerle orantılı olarak kısıtlanabileceği konusunda açıktır. Farazi risk ve tehditler herhangi bir yasaklamanın gerekçesi olamaz.” dedi. 

"Barışçıl toplanma özgürlüğü izne tabi değildir. Farazi risk ve tehditler herhangi bir yasaklamanın gerekçesi olamaz.”

Ece Ünver
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü

Uluslararası hukuka göre, bazı hak ve özgürlüklerin kısıtlanması konusunda devletlere tanınan yetki, hakkın kullanımını tamamen ortadan kaldıracak yasaklar şeklinde kullanılmamalıdır. Temel hakların kanunla kısıtlanabilmesi için sadece bir kanunun var olması da yeterli değildir, kanunun vasfı da temel hakları engellemeyi amaçlamamalıdır. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri kanunu kısıtlayıcı doğası ve keyfi bir şekilde uygulanması Türkiye’de barışçıl toplanma hakkının garanti altına alınmasının önünde temel bir engel teşkil etmektedir. Önceden ilan edilen, şehrin dış bölgelerinde çok kısıtlı sayıda gözden uzak alanlar dışındaki tüm etkinlikleri yasaklamak ifade ve barışçıl toplanma özgürlüğü hakkının önünde örtülü bir engeldir. 

Devletler, barışçıl protestoları katılımcıların şiddet kaygısı taşımayacağı şekilde kolaylaştırmak için adım atmak konusunda pozitif yükümlülüğe sahiptir. Bu yükümlülük, herhangi bir nedenle kısıtlama uygulanması gerekirse protestoculara hedef kitleleri tarafından görülebilecekleri ve duyulabilecekleri bir yer önermeyi de kapsar. 

"8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde gerçekleştirilen ve gelenekselleşmiş Feminist Gece Yürüyüşü olmak üzere tüm Türkiye’deki barışçıl toplanma ve protesto etkinliklerini güvence altına alın.”

Ece Ünver

Ece Ünver sözlerini, “Hükümet, kadınların haklarını korumak için ne yapması gerektiğini biliyor. Buna toplanma özgürlüğünü güvence altına almak da dahil. Yıllarca barışçıl şekilde düzenlenen gösterileri kamu düzeni bahanesiyle yasaklamanın hiçbir mazereti olamaz. Hükümet yetkilileri meşru kaygılara sahiplerse bunları gidermek için gerekli güvenlik önlemlerini almalı, protestocuların güvenli şekilde gösterilerini gerçekleştirmeleri için onlarla imkan tanımalıdır. Bu 8 Mart kadın haklarına dönük sözlerin eyleme geçmesin için bir dönüm noktası olsun. Yetkililere çağrımızı yineliyoruz: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde gerçekleştirilen ve gelenekselleşmiş Feminist Gece Yürüyüşü olmak üzere tüm Türkiye’deki barışçıl toplanma ve protesto etkinliklerini güvence altına alın” diyerek tamamladı. 

Kadına yönelik şiddet raporunda yetkililere yapılan çağrı 8 Mart’ta izlenecek 

Uluslararası Af Örgütü, Aralık ayında yayınladığı Türkiye, Sözleri Eyleme Geçir: Kadına Yönelik Şiddeti Ortadan Kaldırma Yükümlülüğü başlıklı raporda da kadına yönelik şiddetin öğelerinden biri olarak barışçıl protestolara yapılan müdahaleleri işaret etmiş, protesto hakkının güvenceye alınmasını talep etmişti. Raporda, “protestolar sırasında veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan bazı kişilerin adli soruşturmalar ve kovuşturmalarla karşı karşıya olduğu paylaşılmış, kadın hakları örgütleri ve aktivistlerinin düzenlediği çok sayıda toplanmanın, keyfi sınırlandırmalara ve polisin aşırı güç kullanımına maruz kaldığı” tespitine yer verilmişti.  

Raporda protestoculara yönelik şu uygulamalara da dikkat çekilmişti, “Önceki protestolara katılanlar gözaltına alındı; bazıları kötü muameleye maruz bırakıldığını ve tecavüzle tehdit edildiğini bildirdi. Baskıcı uygulamalar bu konuya özgü değil; ancak bunlar yine de devletin, haklarını savunmaya çalışan kadınlara yönelik tavrına ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ile diğer eylemlerinin toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü, işkence görmeme hakkı ve diğer türde kötü muameleye tabi olmama hakkı dahil olmak üzere, insan hakları açısından çeşitli ihlallere neden olduğuna işaret etmektedir.”  

Uluslararası Af Örgütü gözlemcileri, barışçıl protesto hakkının korunduğundan emin olmak ve yaşanan ihlalleri tespit etmek amacıyla 8 Mart İstanbul Feminist Gece Yürüyüşü’nü gözlemlemek üzere alanda olacak.