Türkiye: İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’na verilen beraat kararı, ceza adalet sisteminin kötüye kullanımı karşısında “olumlu bir haber”

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu’nun 10 üyesi hakkında “terör propagandası” suçlamasıyla açılan davada beraat kararı vermesine yönelik açıklamada bulunan Uluslararası Af Örgütü Avrupa Araştırmalar Direktör Yardımcısı Esther Major, şunları söyledi:

“İstanbul Barosu yönetiminin bu temelsiz suçlamalardan beraat etmesi olumlu bir haberdir. Bu dava, ceza hukukunun açık bir şekilde kötüye kullanılmasıydı ve en başından itibaren hiç açılmamalıydı.

Türkiye’de barolar ve avukatlar, mesleki görevlerini yerine getirdikleri ve insan hakları ile hukukun üstünlüğünü savundukları için uzun yıllardır hedef alınıyor. Bugünkü karar bir nebze olsun rahatlama sağlasa da, bu yargılamaların yarattığı caydırıcı etkiyi ve bunlara maruz bırakılanların yaşadığı zararları ortadan kaldırmıyor.

Türkiye’nin aşırı geniş kapsamlı terörle mücadele yasaları suistimale açıktır ve yargı tarafından koruma altındaki hakları bastırmak için sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yasalar acilen gözden geçirilmeli ve Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülükleriyle uyumlu hale getirilmelidir. Buna, iç hukukunun ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüklerinin kullanılmasını koruması ve kolaylaştırması da dahildir.”

“Beraat kararlarının ardından, Türkiye yetkililerine, İstanbul Barosu’nun yönetimini görevden almayı amaçlayan paralel ve siyasi saiklerle açılan hukuk davalarına da derhal son vermeleri çağrısında bulunuyoruz” diyen Major, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Türkiye yetkilileri, baroların bağımsızlığına ve özerkliğine saygı göstermeli ve bunları korumalı; avukatları, insan hakları savunucularını, gazetecileri ve sivil toplum aktörlerini hedef almak için terörle mücadele ve ceza kanunlarının kötüye kullanılmasına son vermeli ve Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni imzalamalı ve onaylamalıdır.”

Arka Plan

İstanbul Barosu'nun seçilmiş yönetiminin 11 üyesinin tamamı, Baro’nun 21 Aralık 2024 tarihinde yaptığı, kuzey Suriye’de iki gazetecinin öldürülmesi ve bu ölümlerle ilgili olarak açıklamadan bir gün önce İstanbul’da düzenlenen bir barışçıl protesto sırasında gazetecilerin ve avukatların gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması nedeniyle, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapma” ve Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi uyarınca “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla yargılandı.

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki nihai duruşma 5-9 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.  

9 Ocak’ta mahkeme, 11 avukatın tamamı hakkında her iki suçlamadan da beraat kararı verdi. Savcılığın karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

Aralarında Uluslararası Af Örgütü'nün de yer aldığı 38 insan hakları ve avukat örgütü 5 Ocak’ta “İstanbul Barosu yönetimine isnat edilen temelsiz suçlamalar düşürülmeli” çağrısıyla ortak açıklama yayınlamıştır.