Örgütlü mücadele kazanır: 2023 ilk yarısında insan hakları başarıları

Hayat kurtarmak, yasaları değiştirmek ve insan haklarını korumak… Uluslararası Af Örgütü ve destekçileri bu yılı kazanımları biriktirerek geçiriyor.

Yasalar değiştirildi

ABD: Uluslararası Af Örgütü ABD Şubesi ülke genelinde silahlı şiddete son verilmesi için çaba harcadı. Savunucularla birlikte Illinois ve Michigan eyaletlerinde çok sayıda silah güvenliği yasasının çıkarılmasına katkı sağladı. Uluslararası Af Örgütü’nün savunuculuk ve kampanya faaliyetleri sayesinde Illinois saldırı silahlarını yasaklayan 9. eyalet oldu; Michigan ise tüm ateşli silah satın alımlarına herkesi kapsayan sicil kontrolleri getirdi.

AVUSTRALYA: Aktivistlerin ve Uluslararası Af Örgütü’nün de aralarında bulunduğu hak örgütlerinin yürüttüğü kampanyanın ardından Avustralya Başkent Bölgesi cezai ehliyet yaşını önce 10’dan 12’ye, ardından Temmuz 2025’te ise 14’e çıkarmayı öngören bir yasa hazırladı. Ancak ‘ciddi suçlarla’ suçlanan çocuklar çıplak arama, yargılanma ve tutukluluk dahil polis soruşturmasına maruz kalmaya devam ediyor.

Avrupa Birliği (AB): 26 Mayıs’ta AB devletleri soykırım suçu, insanlığa karşı işlenen suçlar, savaş suçları ve diğer uluslararası suçların soruşturulması ve yargılanmasında uluslararası işbirliğine dair Ljubljana-Lahey Sözleşmesi’ni imzaladı. Uluslararası Af Örgütü’nden iki yasal danışman diplomatik konferansa katılarak kaygılarını ifade etti ve tavsiyelerde bulundu.

İnsan hakları ve 10 yıl önceki başlangıcından bu yana sözleşmeye katkı sunan Uluslararası Af Örgütü için çok bu önemli bir kazanımdı. Sözleşme; soykırım, insanlığa karşı işlenen suçlar ve sözleşmenin kapsadığı şekilde işkence ve zorla kaybetmeyi içeren savaş suçları üzerinde devletlerin yargı yetkisinin genişletilmesi, zaman aşımının bu suçlara uygulanamaması, mağdurların ileriye dönük tanımı dahil mağdurların haklarıyla ilgili ayrı bir bölüm, bir kişiyi cinsel yönelim temelinde yargılama veya cezalandırma amacıyla talepte bulunulduğunu düşünmek için somut gerekçelerin varlığı halinde karşılıklı yasal destek veya iadenin reddedilmesi ve geri gönderme yasağının (non-refoulement) geniş ve yenilikçi bir tanımı gibi Uluslararası Af Örgütü’nün çağrıda bulunduğu pek çok maddeyi kapsıyor.

İklim değişikliği

Dünyanın dört bir yanındaki öğrenciler hükümetleri iklim değişikliğini ciddiye almaya çağırıyor.  © Biel Calderon

AVUSTRALYA: Binlerce Uluslararası Af Örgütü aktivistinin desteklediği Pasifik öğrencilerinin yorulmak bilmeyen savunuculuk çalışmalarının ardından Avustralya, Vanuatu’nun iklim değişikliğini Uluslararası Adalet Divanı’na taşıma girişiminin eş sponsorluğunu üstlenen 132. ülke oldu. Uluslararası Af Örgütü’nün diğer şubeleri ve diğer sivil toplum örgütleri de hükümetlerin bu kritik girişime katkı sağlaması için çalıştı. Bu, iklim adaleti mücadelesinde bir dönüm noktasıdır; çünkü mahkeme, hükümetlerin mevcut ve gelecek nesillerin insan haklarını iklim değişikliğinin etkilerine karşı koruma yükümlülüklerine dair hukuki bir mütalaada bulunacak.

Ölüm cezası

MALEZYA: 2023 Tarihli Zorunlu Ölüm Cezasını Kaldırma Yasası ile 2023 Tarihli Ölüm Cezası ve Doğal Yaşam Hapsi (Federal Mahkemenin Geçici Kararı) Yasa Değişikliği 16 Haziran’da olumlu bir adım olarak resmi gazetede yayımlandı. Zorunlu Ölüm Cezasını Kaldırma Yasası 4 Temmuz’da yürürlüğe girdi.

Hukuk Bakanı yeniden cezalandırma yasasının yürürlüğe gireceği tarihi açıkladığında, ölüm cezasına mahkum edilen kişiler, haklarındaki zorunlu ölüm cezası için temyiz başvurusunda bulunabilecek. Zorunlu ölüm cezasının kaldırılmasının ve ilgili tüm suçlarda ceza takdiri getirilmesinin yanı sıra ölüm cezası yedi suç için tamamen kaldırıldı. Uluslararası Af Örgütü 45 yıldan uzun süredir tüm dünyada ölüm cezasına son verilmesi için çağrı yapıyor. Bu yeni yasalar ölüm cezasının Malezya’da tamamen kaldırılması yönünde önemli adımlardır.

LGBTİ+ hakları

İRAN: İranlı aktivist Zehra Sedighi-Hamadani LGBTİ+ haklarını desteklediği için 2022’de ölüme mahkum edildi. Uluslararası Af Örgütü destekçileri İran yetkililerine Zehra’yı serbest bırakma çağrısı yaptı ve Sedighi-Hamadani bir yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.

LGBTİ+ hakları savunucusu Zahra Sedighi Hamadani.

TAYVAN: Tayvan LGBTİ+ hakları açısından çok önemli bir adım atarak, Tayvan vatandaşları ile eşcinsel evliliklerin yasal olarak yapılamadığı Hong Kong ve Makao vatandaşları arasında eşcinsel evliliğe izin verme kararı aldı. Bir diğer önemli adımla, Tayvan hükümeti, eşcinsel çiftlerin evlat edinmesine izin verdi. Uluslararası Af Örgütü Tayvan Şubesi daha kapsamlı LGBTİ+ hakları için yerel gruplarla yakın işbirliği içinde kampanyalar yürütüyor.

Tayvan nihayet eşcinsel evliliğe yasal statü kazandırdı. © Amnesty International Taiwan

AVUSTRALYA: Queensland eyaleti Haziran ayında doğum belgelerini güncellemenin önündeki engelleri kaldıran yeni yasalar çıkarttı. Buna göre, translar, cinsiyet kimliğini ikili cinsiyet rejiminin sunduğu kadın ve erkek kategorileri dışında tanımlayan (non-binary) ve çeşitli cinsiyet kimliklerine sahip kişiler artık cinsiyetlerine uygun kimlik belgeleri alabilmeleri için, bedenlerine istenmeyen müdahale anlamına gelen “cinsiyet değiştirme ameliyatları” olmaya zorlanmayacak. Bu, LGBTİ+ hakları mücadelesinde diğer yerel örgütlerle birlikte çaba sarf eden Uluslararası Af Örgütü Avustralya Şubesi Queensland LGBTQIA+ Ağı için muhteşem bir haber. 

GÜNEY KORE: So Seong-wook ve partneri Kim Yong-min 2019’da bir evlilik töreni düzenledi ve o tarihten beri evli bir çift olarak birlikte yaşıyor. Ancak ilişkileri Güney Kore hukukuna göre yasal olarak tanınmıyor ve sağlık hizmetlerine erişim dahil, heteroseksüel çiftlerle aynı haklardan yararlanamıyorlar.

Seong-wook So (solda) ve Yong-min Kim (sağda) 21 Şubat 2023 tarihinde Seul Yüksek Mahkemesi önünde düzenledikleri basın toplantısı sırasında üzerinde 'ayrımcılık' yazan kağıtları yırttılar. © Amnesty International Korea

Uluslararası Af Örgütü’nün desteğiyle bir kampanya başlattıktan sonra So ve partneri Kim, Ulusal Sağlık Sigorta Kurumu’na “bağlı” olarak kaydedilen ilk eşcinsel çift oldu. Ancak bu statü sekiz ay sonra iptal edildi. Şubat ayında, Güney Kore Yüksek Mahkemesi, Sağlık Sigorta Kurumu’nun, eşcinsel ilişkide partnerin sağlık hizmetlerine erişimini devam ettirmesine hükmetti. Karar, eşcinsel ilişkideki çiftlerin haklarını tanıma yolunda ilk adımdı.

Teknoloji

Bir grup gösterici NSO Group'a aktivistlerin telefonlarını hacklemeyi bırakması çağrısında bulundu. © Amnesty International

  • Mart ayında, Uluslararası Af Örgütü Güvenlik Laboratuvarı, Google’ın Android işletim sistemini ve iPhone’ları hedef alan paralı bir casus yazılım şirketinin yürüttüğü gelişmiş bir hack’leme operasyonunu ortaya çıkarttı. Bulgular, hükümet destekli siber saldırılara karşı koymaya odaklanan Google’ın Tehdit İnceleme Grubu ve Apple ile paylaşıldı. Google, Samsung’un da aralarında bulunduğu diğer etkilenen satıcılarla birlikte milyonlarca Android, Chrome ve Linux kullanıcısını bu saldırıda kullanılan veri açığından yararlanma tekniklerine karşı koruyan güvenlik güncellemeleri getirdi, Apple da bir güvenlik panosu sundu.

GÜNEY KORE: Güney Kore Yüksek Mahkemesi dokuz yıllık bir yargılamanın ardından Google’ın, Uluslararası Af Örgütü Kore Şubesi dahil insan hakları aktivistlerinin e-posta adresleri gibi kişisel bilgilerini ABD istihbarat birimlerine verip vermediğini açıklaması gerektiğine hükmetti. Karar, Google gibi çokuluslu şirketleri, kullanıcılarının gizlilik haklarına karşı sorumlu kılıyor.

  • Casus yazılım krizi insan haklarının geleceği açısından önemli sonuçlar yaratıyor ve Uluslararası Af Örgütü istenmeyen casus yazılımların küresel çapta derhal yasaklanması için çağrı yapıyor. Mart ayında ABD Başkanı Biden, ABD hükümetinin ticari casus yazılım teknolojisi kullanımını kısıtlayan bir kararname imzaladı. İnsan hakları hareketi için önemli bir kazanım olan bu adımdan üç gün sonra 11 hükümet, ticari casus yazılımların çoğalması ve kötüye kullanımıyla mücadeleye yönelik ortak eylem taahhüdünde bulunan bir açıklama yayımladı.

Özgürlükler

Soldan sağa isimler: Saleh Mirhashemi, Majid Kazemi, Saeed Yaghoubi 

ABD: Macit Han, Ahmed Rahim Rabbani, Abdül Rahim Rabbani, Hasan El Şarbi ve Said Bakuş yıllarca süren keyfi tutukluluğun ardından Şubat ile Nisan ayları arasında Guantanamo Körfezi’ndeki gözaltı merkezinden serbest bırakıldı.

2016’da serbest bırakıldıktan sonra Sırbistan’a yerleşen eski tutuklu Mansur Adayfi Haziran ayında ilk kez yurt dışına çıkarak bir panelde konuşmak üzere Norveç’e gitti. Bu 21 yıl sonraki seyahat için Uluslararası Af Örgütü, Yemen hükümetinden pasaport alınmasına yardım etti.

Mansur duygularını şu sözlerle ifade etti, “Uluslararası Af Örgütü’ne eski Guantanamo tutukluları ve insanlık için gösterdiği tüm çabalardan ötürü teşekkür ederim; çünkü Uluslararası Af Örgütü tüm dünyada işkenceye karşı, baskıya ve adaletsizliğe karşı mücadele eden en önemli cephelerden biri. Af Örgütü’nü ilk kez Guantanamo’da, avukatlar bize raporlar ve mektuplar getirdiğinde duydum. Bir yerlerde sizin için mücadele eden, serbest bırakılmanızı isteyen birileri olduğunu bildiğinizde bu kendinizi insan gibi hissetmenize yardımcı olur. Size umut verir.”

“Uluslararası Af Örgütü’ne eski Guantanamo tutukluları ve insanlık için gösterdiği tüm çabalardan ötürü teşekkür ederim; çünkü Uluslararası Af Örgütü tüm dünyada işkenceye karşı, baskıya ve adaletsizliğe karşı mücadele eden en önemli cephelerden biri. Bir yerlerde sizin için mücadele eden, serbest bırakılmanızı isteyen birileri olduğunu bildiğinizde bu kendinizi insan gibi hissetmenize yardımcı olur. Size umut verir.”

Mansur Adayfi
Guantanamo eski tutuklusu

İRAN: Arşiya Tekdestan, Mehdi Muhammedifard ve Cevat Ruhi, 22 yaşında gözaltında hayatını kaybeden Mahsa Amini için protestolara katıldıkları gerekçesiyle hiçbir şekilde adil olmayan bir yargılamanın ardından ölüme mahkum edildi. Uluslararası Af Örgütü hızla harekete geçerek ölüm cezalarının bozulması çağrısıyla acil eylem başlattı. Mayıs 2023’te Yüksek Mahkeme protestocuların mahkumiyetini ve ölüm cezalarını bozdu. Mayıs sonlarında, avukatı, Twitter’dan yaptığı kamuya açık bir paylaşımda, Arşiya’nın adli kontrol şartıyla cezaevinden serbest bırakıldığını duyurdu.

AVUSTURYA: Evin Cezaevi’nde keyfi olarak tutulan Avusturya-İran vatandaşları Kamran Kaderi ve Mesut Musaheb 2 Haziran’da koşulsuz serbest bırakıldı ve nihayet Viyana’ya geri dönerek ailelerine kavuştu. Her iki kişi de işkence ve diğer türde kötü muamele ile elde edilen zorunlu “itiraflara” dayalı haksız yargılamaların ardından mahkum edilmişti.

Mesut serbest bırakıldıktan sonra, “Bana yapılan haksızlığın duyurulmasına yardım etmekle kalmadınız, bu dünyada ne kadar vicdanlı ve iyi insanlar olduğunu bilmemi de sağlayarak bana cesaret verdiniz. Lütfen başkaları için de mücadele etmeye devam edin” şeklinde konuştu.

ANGOLA: Protesto etmek için müziğini kullanan Angolalı aktivist Tanaice Neutro Ocak 2022’de gözaltına alındı ve haksız yere bir yıl cezaevinde tutuldu. Bunun üzerine, Uluslararası Af Örgütü, farkındalık yaratmak ve Tanaice’e destek olmak için bir kampanya başlattı. Destekçilerimizin çabaları Haziran ayında sonuç verdi.

Tanaice Neutro, Angolalı müzisyen bir aktivist. Ocak 2022'de tutuklanmış ve Af Örgütü'nün desteğiyle 2023'te serbest bırakılmıştır. @Amnesty International

Eşi Teresa, “Beni en çok etkileyen şey, bir insana destek olmak ve dayanışma göstermek için onu tanımanıza gerek olmaması, hikayesinin yeterli olmasıydı. Eşimi bizzat tanımadığınız halde destekliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Tanaice ise “Dünyanın en büyük insan hakları örgütünün benim davamla ilgilenmeye karar verdiğine hâlâ inanamıyorum. Uluslararası Af Örgütü’nün bana ve aileme verdiği desteğe minnettarım” dedi.

VENEZUELA: 12 Kasım 2021’den beri haksız yere cezaevinde tutulan Venezuelalı fotoğrafçı Carlos Debiais, Uluslararası Af Örgütü ve destekçilerinin yürüttüğü kampanyanın ardından 6 Haziran 2023’te nihayet serbest bırakıldı. Venezuela cezaevi yetkilileri Nisan 2022’de çıkartılan tahliye kararına uymayı reddederek Carlos’un keyfi tutukluğunu 14 ay uzatmıştı.

Tahliye edilmesine rağmen her 60 günde bir mahkemeye imza vermesi gereken Carlos şunları söyledi, “Davamın bilinmesi için gösterdiğiniz harikulade çaba ve içine çekildiğim bu karmaşık durumda bana destek olduğunuz için şahsım ve ailem adına size teşekkür ederim. Neyse ki artık özgürüm. Tüm Uluslararası Af Örgütü ailesine teşekkürler.”  

“Davamın bilinmesi için gösterdiğiniz harikulade çaba ve içine çekildiğim bu karmaşık durumda bana destek olduğunuz için şahsım ve ailem adına size teşekkür ederim. Neyse ki artık özgürüm. Tüm Uluslararası Af Örgütü ailesine teşekkürler.”  

Carlos Debiais
Venezuelalı fotoğrafçı

BANGLADEŞ: Bangladeşli gazeteci Şamsuzzaman Şams yaşam maliyeti krizinin etkileriyle ilgili bir haber yayımlamasının ardından 29 Mart’ta gözaltına alındı. 10 saat boyunca nerede tutulduğu açıklanmadı; daha sonra polis, gözaltında olduğunu ve aşırı sert bir yasa olan Dijital Güvenlik Yasası kapsamında suçlandığını doğruladı.

Uluslararası Af Örgütü destek olmak üzere harekete geçerek Şamsuzzaman’ın serbest bırakılması talebiyle acil eylem başlattı. Şams 3 Nisan’da, çok sayıda insanın uzun süreli tutuklu yargılamaya maruz kaldığı Bangladeş için dönüm noktası niteliğindeki bir gelişmeyle cezaevinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dijital Güvenlik Yasası’na karşı mücadele eden Uluslararası Af Örgütü, yasanın yetkililerce nasıl silah gibi kullandığını ortaya koyan bir araştırma yayımladı ve Şams’a yöneltilen suçlamaların düşürülmesi için çalışmaya devam edecek.

PAKİSTAN: Pakistanlı Mahal Baluç Şubat ayında evine yapılan hukuksuz bir baskınla, çocukları ve diğer aile üyeleriyle birlikte gözaltına alındı. Ailesi serbest bırakıldı ancak Mahal, Mayıs ayında kadar suçlama olmadan alıkonuldu ve ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Polis, Mahal’in daha önce bombalı intihar eylemleri düzenleyen ayrılıkçı bir silahlı grubun üyesi olduğunu ve suçunu itiraf ettiğini öne sürdü. Mahal gözaltında tutulduğu sırada karalama kampanyasıyla hedef alındı ve yetkililer tarafından televizyon programlarına çıkmaya zorlandı.

Pakistan'dan Mahal Baloch.

Uluslararası Af Örgütü hızla harekete geçerek acil eylem başlattı ve Mahal gözaltına alınmasından üç ay sonra tahliye edildi.

FİLDİŞİ SAHİLİ: Önceki cumhurbaşkanının partisine desteklerini barışçıl biçimde göstermek isteyen 26 kişi, Mart ayında “kamu düzenini bozmak”tan iki yıl hapis cezasına mahkum edildi. Uluslararası Af Örgütü tutuklamalara tepki göstererek yetkilileri protestocuların adil yargılanmasını sağlamaya çağırdı. Kampanya, Fildişi Sahili’nin geleneksel ve sosyal medya ortamında bir dalga etkisi yarattı. 22 Mart’ta aktivistlere dört ay hapis cezası verildi ve hükmün açıklanması geri bırakılarak aktivistler serbest bırakıldı.

AB: Uluslararası Af Örgütü, Avrupa Birliği’nin dış ilişkileri kapsamında tüm dünyada insan hakları savunucularını daha fazla desteklemesi için savunuculuk yapıyor. Bu yıl AB, risk altındaki insan hakları savunucuları ve ailelerine destek sağlamakta önemli payı olan AB İnsan Hakları Savunucuları Mekanizması’na ek 30 milyon Euro tahsis ediyor. İlaveten, Uluslararası Af Örgütü, tüm dünyadaki AB Delegasyonları ve AB üye devletleri büyükelçiliklerinin dava gözlem, cezaevi ziyaretleri, basın açıklamaları ve AB dışı ülkelerle diplomatik temaslar yoluyla insan hakları savunucularını ve ailelerini desteklemesini savunuyor.

Dava gözlem, çok sayıda insan hakları savunucusu için etki yaratmayı başarmakta önemli rol oynadı. Uluslararası Af Örgütü’nün küresel çapta yürüttüğü kampanyanın ardından Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin Onursal Başkanı Taner Kılıç ve eski Direktörü İdil Eser hakkındaki temelsiz ve siyasi güdümlü mahkumiyet kararları Haziran ayında bozuldu.   

Aktivistler, Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç ile dayanışma içinde, Kılıç'ın cezaevinden serbest bırakılması için çağrıda bulunuyorlar.© Amnesty International / Jarek Godlewski

TÜRKİYE: Mayıs’ta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’nin, 2008’de Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’ne idari para cezası vererek şubenin ve dönemin Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın adil yargılanma ve örgütlenme özgürlüğü haklarını ihlal ettiğine hükmetti.

Yetkililerden hesap soruldu

AVUSTRALYA VE YENİ ZELANDA: 16 Mart’ta FIFA, Suudi turizm otoritesi Visit Saudi’nin, Avustralya ve Yeni Zelanda’da düzenlenecek 2023 Kadınlar Dünya Kupası’na sponsor olamayacağını doğruladı. Bu, tüm aktivistler için olduğu kadar insan haklarını savunan güncel ve eski oyuncular için de büyük bir kazanımdı. 

Kararın duyurulmasından önce Uluslararası Af Örgütü destekçileri, Yeni Zelanda Spor Bakanı Grant Robertson’ı, Suudi Arabistan’ın korkutucu insan hakları siciline karşı açıklama yapmaya, gerçek reformlar istemeye ve aynılarını yapması için FIFA’ya baskı yapmaya çağırmıştı. Karar, sporda insan haklarının önemli olduğunu kanıtlıyor.

ŞİLİ: 24 Şubat’ta Şili’de yerel mahkeme, Ekim 2019’da barışçıl bir protestoya katıldığı sırada bir grup Carabineros (askeri polis) memuru tarafından saldırıya uğrayan Moises Ordenes’e karşı işlenen insan hakları ihlallerine ilişkin soruşturmayı yeniden açtı. Geçen Aralık ayında bir Cumhuriyet Savcısı, saldırıdan sorumlu tutulan 13 memurun yedisi hakkındaki soruşturmayı kapatmıştı; ancak Moises’in ailesi ve avukatları soruşturmanın kapsamlı bir biçimde yürütülmediği kanaatindeydi. Uluslararası Af Örgütü’nün çağrıları sayesinde yedi memur hakkında yeniden soruşturma açılacak.

KÜRESEL: Çatışma bağlamında işlenen suçlar için uluslararası adalet talep etmek Uluslararası Af Örgütü’nün örgütsel önceliğidir. Son aylarda, Kriz Müdahale Programı üyeleri bölgesel ofisteki ve uluslararası adalet ekibindeki meslektaşlarla birlikte Myanmar, Suriye ve Ukrayna dahil birçok ülkede raporlarımızın ardından savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçları belgeleyen ve dava dosyası oluşturan uluslararası soruşturma mekanizmalarına kanıt ve destek sağladı.

UKRAYNA: Topladığımız kanıtlar, Ukrayna Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun 15 Mart’ta yayımladığı rapora katkı sundu. Raporun bulguları, "Hapishane Konvoyu Gibi": Rusya'nın Ukrayna'da Sivilleri Hukuka Aykırı Olarak Nakletmesi ve 'Filtreleme' Esnasındaki Suistimaller başlıklı raporumuzdaki bulgularla örtüşüyordu.

SLOVAKYA: Nisan ayında Avrupa Komisyonu, Irk Eşitliği Yönergesi’ne aykırı olarak Roman öğrencilere karşı ayrımcı eğitimle etkin mücadelede yetersiz kalmaya devam ettiği için Slovakya’yı Avrupa Birliği Adalet Divanı’na sevk etti. Bu, Komisyon’un, tüm sosyo-ekonomik ürün ve hizmetlerde ırksal ve etnik köken fark etmeksizin eşitliği ve ayrımcılık yasağını güvence altına alan Irk Eşitliği Yönergesi’ni ihlal ettiği için bir ülke hakkında sevk kararı verdiği ilk seferdir.

Doğu Slovakya'da Šarišské Michaľany köyündeki anaokulu koridorlarında çocuklar. © Tanya Springer

Karar, Avrupa Roman Hakları Merkezi ile yıllardır Slovakya’daki ayrımcı eğitim sorununu araştıran ve bu konu üzerine kampanya yürüten Uluslararası Af Örgütü için büyük bir kazanımdır.

ARJANTİN: Cordobalı genç Blas Correas 2020’de ters yola sapması üzerine polis tarafından vurularak öldürüldü. Uluslararası Af Örgütü üç yıldır adaletin yerini bulması için Blas’ın ailesini destekliyor. Bu yılın başlarında sonuçlanan davada iki polis memuruna ömür boyu hapis cezası verildi. İki kişi beraat etti, diğerleri ise dört yıl cezaevinde kalacak. Mahkeme, bunun bir kurumsal şiddet vakası olduğuna hükmetti ve Uluslararası Af Örgütü’nün yaptığı, güvenlik güçlerinin personeline eğitim vermesi çağrılarını yineledi.

Blas Correa'nın annesi ve kardeşi Juan Segundo, davanın kararının açıklanmasından dakikalar önce kucaklaşıyor. © Amnesty International Argentina | Nicolás Bertea

Mülteci ve göçmen hakları

PERU: Peru’daki Venezuelalı göçmenlerin hakları açısından büyük bir kazanım edildi ve Peru Kongresi, vize süreleri dolduktan sonra ülkede kalmaya devam eden Venezuelalılara verilen haksız para cezalarını iptal eden bir yasa çıkarttı. Böylece Peru’da kalmak isteyen, uluslararası korumaya ihtiyaç duyan Venezuelalılar düzenli göç prosedürlerine erişebilecek ve hakları daha güçlü bir biçimde korunacak. Peru, dünyada Venezuela dışındaki en büyük ikinci Venezuelalı nüfusuna ve en yüksek sayıda Venezuelalı kayıtlı sığınmacıya ev sahipliği yapıyor.

Venezuelalı göçmenler Cucuta, Kolombiya'daki uluslararası "Simón Bolivar" köprüsünden geçerken. © Amnesty International/Sergio Ortiz

Peru’daki Venezuelalılar için yıllardır savunuculuk faaliyeti yürüten Uluslararası Af Örgütü, başta toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten hayatta kalanlar olmak üzere Venezuelalıların ülkedeki korunmasızlığına dikkat çeken iki rapor yayımladı ve Venezuelalı çocuklar için acil eylem düzenledi.

AVUSTRALYA: Yıllardır süren kampanyaların ardından Avustralya hükümeti nihayet, 10 yıldır belirsizlik içinde yaşayan 19 bin kişinin kalıcı oturum izni almasına ve aileleriyle birleşmesine izin verecek. Karar sayesinde artık bu kişiler ailelerini ziyaret edebilecek, öğrenim görebilecek, seyahat edebilecek ve sosyal hayata eksiksiz katılabilecek. 

Zaki Haidari 10 yıl aradan sonra ailesiyle yeniden bir araya geliyor. © AIA/Pablo Barnes

Uluslararası Af Örgütü Avustralya Şubesi Mülteci Hakları Kampanyacısı Zeki Haydari konu hakkındaki açıklamasında, “Bu reform uzun zamandır bekleniyordu ve yıllardır geçici koruma statüsünde belirsizlik içinde yaşayan insanların hayatını değiştirecek. Avustralya’ya sığınan benim gibi pek çok kişi 10 yıldır burada yaşıyor ve art arda gelen Avustralya hükümetlerinin sert geçici koruma politikaları yüzünden gereksiz yere ızdırap çekiyor. Bir insan hakları örgütü olarak, kararın yarattığı sevinci görmek bizi rahatlattı” dedi.

KANADA: Uluslararası Af Örgütü’nün baskıları üzerine Quebec, New Brunswick, Ontario ve Saskatchewan eyaletleri, federal hükümetle mültecileri eyalet hapishanelerinde tutması için yapılan sözleşmelere son veren Kanada eyaletleri listesinde British Columbia, Nova Scotia, Alberta ve Manitoba’ya katıldı.

Bu dört eyaletin kararları, zararlı bir sistemin ortadan kaldırılması yönünde cesaret veren adımlardır. Uluslararası Af Örgütü, Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı’nı mültecileri idari gerekçelerle alıkoymak yerine yerel, haklara saygılı ve topluluk temelli alternatiflere yönelmeye çağırıyor.

Kadın hakları

İSVİÇRE: İnsan hakları açısından tarihi bir zaferle İsviçre Ulusal Konseyi, “bir başka kişinin iradesine aykırı olarak gerçekleşen cinsel ilişkiyi” tecavüz kabul eden mevzuatta bir değişiklik yaptı.

37 bin imzalı bir dilekçe İsviçre Federal Başbakanlığı'na teslim edildi ve İsviçre'nin cinsel şiddetle ilgili eski ceza yasasının, özellikle tecavüzün rızaya dayalı bir tanımını içerecek şekilde revize edilmesi talep edildi. Berne, İsviçre, 28 Kasım 2019.© Philippe Lionnet

Değişiklik, fiziksel güç kullanımı, tehdit veya zorlama olmasını şart koşan ve yalnızca kadınları mağdur kabul eden çağ dışı tecavüz tanımına son veriyor. Yasaya göre artık onay olmadan gerçekleşen tüm cinsel ilişki türleri tecavüz sayılacak. Uluslararası Af Örgütü, aktivistler ve toplumsal cinsiyet hakları kampanyacılarıyla yakın işbirliği içinde bu yasal değişikliği desteklemek için yılmadan çalıştı. Karar, İsviçre’de cinsel şiddetten hayatta kalan tüm kişiler için kritik bir kazanım olmakla birlikte ülkedeki yaygın cinsel şiddetle mücadele ve şiddetten hayatta kalanların adalete erişimini iyileştirme yolunda önemli bir adımdır.

İRAN: Uluslararası Af Örgütü’nün araştırma, kampanya ve savunuculuk çalışmaları İran’da cezaevinde tutulan kadın hakları aktivistlerinin hayatlarını olumlu etkilemeye devam ediyor. Şubat ayında Yasmin Aryani ve Münire Arabşahi, 16 yıllık hapis cezalarının dört yılını doldurduktan sonra serbest bırakıldı. Yasmin ve Münire 2019’da İran’ın ayrımcı zorunlu örtünme yasalarına karşı çıktıkları için keyfi olarak hapsedilmişti. Uluslararası Af Örgütü derhal serbest bırakılmaları için acil eylem başlatmış, 2019’daki Haklar İçin Yaz kampanyasında Yasmin’in durumuna yer vermişti.

Aktivistler İranlı kadın aktivist Yasaman Aryani'nin serbest bırakılması çağrısında bulundu.© christophemeireis.com

BENİN: Doğum yapan dört kadın, hastane masraflarını ödeyemedikleri için doğumdan sonra hastanenin nezaretine kapatıldı. Uluslararası Af Örgütü yetkililere yazarak devletin sağlık hakkını ve kadınların kişi özgürlüğünü koruma yükümlülüğüne dikkat çekti ve derhal serbest bırakılmaları için çağrıda bulundu. Kadınlar üç gün sonra özgürlüklerine kavuştu.

AVRUPA: Uluslararası Af Örgütü ile diğer sivil toplum örgütleri ve aktivistlerin yıllardır sürdürdüğü müzakereler ve savunuculuk çalışmalarının ardından 1 Haziran’da AB Konseyi, AB’nin, kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne (İstanbul Sözleşmesi) katılmasını onayladı. Karar, AB genelinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede tarihi bir adımdır.