İsrail Cumhurbaşkanı’nın ziyareti öncesi Ankara’da ‘Apartheid’e son’ afişleri

Uluslararası Af Örgütü Direktörü Ünver, Filistinlilerin durumuna dikkat çekmek amacıyla Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, İsrail Cumhurbaşkanı ile görüşmesi öncesinde bir mektup gönderdiklerini ifade etti.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un 9-10 Mart tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde, Ankara sokaklarına Uluslararası Af Örgütü imzasıyla “Filistinlilere yönelik apartheid’e son” billboardları asıldı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü Ece Ünver, İsrail Cumhurbaşkanı’nın ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarının “apartheid” (sistemsel ayrımcılık) olduğu vurgulayarak, ikili görüşme öncesi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da apartheid uygulamaları ile ilgili bir mektup gönderdiklerini belirtti.

“Apartheid, insanlığa karşı işlenen bir suçtur. İnsanlığa karşı bir suç işlendiğinde, uluslararası toplumun, faillerinden hesap sorma yükümlülüğü vardır."

Ece Ünver
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direkötörü

“Apartheid, insanlığa karşı işlenen bir suçtur. İnsanlığa karşı bir suç işlendiğinde, uluslararası toplumun, faillerinden hesap sorma yükümlülüğü vardır. 1968'den bu yana yaşanan gelişmelerde defalarca gördük ki, İsrail’in Filistinlilere yönelik ihlallerini yalnızca uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde ele almak bir işe yaramıyor. Bu yaklaşım, çatışmanın temel nedenlerini ele almada başarısız olmuş ve Filistinlilere herhangi bir biçimde adalet sağlayamamıştır” ifadelerini kullanan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direkötörü sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya liderlerini İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki duruma ilişkin yeni bir bakış açısı geliştirmeye davet ediyoruz. Sayın Herzog’un ziyareti öncesinde, Sayın Erdoğan ile konuya dair görüşlerimizi ve tavsiyelerimizi içeren bir mektup da paylaştık. Bu diplomatik temasta Filistinlilerin yaşadığı hak ihlallerinin gündeme gelmesini umuyoruz.”

‘Apartheid’e son’ billboardları

İsrail işgali altında bulunan topraklara, İsrail sınırı boyunca örülen duvarın ve İsrail askerlerinin fotoğraflarının kullanıldığı afişler, Uluslararası Af Örgütü’nün Şubat ayında yayımladığı İsrail'in Apartheid Rejimi: Filistinlilere Yönelik Irksal Ayrımcılık ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar başlıklı raporun ardından başlatılan kampanyanın devamı niteliğinde. İsrail yetkililerinin Filistinlilere yönelik işledikleri suçları resmen apartheid olarak tanımlayan 280 sayfalık raporda, Filistinlilerin topraklarına ve mülklerine kitlesel boyutta el koyma, zorla yerinden etme, hukuka aykırı öldürmeler, aşırı sert dolaşım kısıtlamaları ve Filistinlileri uyruk ve vatandaşlıktan yoksun bırakmanın, uluslararası hukuk gereğince apartheid kapsamına giren bir sistemin unsurları olduğu belgeleniyor.

Raporda ayrıca Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM), İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nda süregelen soruşturmasında apartheid suçunu değerlendirme çağrısı yapılıyor ve tüm devletler, apartheid suçunun faillerini adalet önüne çıkarmak üzere, evrensel yargı yetkisini kullanmaya çağrılıyor.

Apertheid nedir?

Apartheid sistemi, bir ırksal grubun diğer bir ırksal grup üzerinde kurduğu kurumsallaşmış baskı ve tahakküm rejimidir. Ciddi bir insan hakları ihlalidir ve uluslararası kamu hukuku uyarınca yasaktır. Uluslararası Af Örgütü’nün dış uzmanlara danışarak gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma ve hukuki incelemeye göre İsrail; yasalar, politikalar ve pratikler aracılığıyla Filistinlilere karşı böyle bir sistem uyguluyor ve İsrail’in uzun süreli, zalimane ve ayrımcı muamelesi bunlar yoluyla sağlanıyor.

İMZACI OLUN

İsrail Başbakanı Naftali Bennett

Sayın Başbakan, 

 

Size, İsrail’in apartheid rejimi altında yaşayan milyonlarca Filistinli adına duyduğum kaygıyı ifade etmek üzere yazıyorum. Bunların başında evlerini kaybetme riski altında olanlar geliyor.  

İsrail, 73 yıldan uzun bir süredir Filistinlileri toplu halde zorla yerinden ediyor ve yüz binlerce Filistinlinin evini yıkarak onlara tarifsiz bir acı ve travma yaşatıyor. 6 milyonun üzerinde Filistinli hâlâ mülteci durumunda ve bugün en az 150 bin Filistinli daha evini kaybetme riski altında.    

İsrail, hem İsrail’de hem de İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nda Filistinlileri bilinçli bir şekilde baskı altında tutmak için yasalar, politikalar ve pratikler oluşturarak bunları sürdürüyor. Bu kapsamda Filistinlilerin mülklerine ırkçı bir biçimde el koyuyor ve birçok Filistinli için ev inşa etmeyi imkansız hale getiren yasalar ve politikalar tasarlıyor. Ayrıca İsrail, bir yandan Filistinlilere inşaat izni vermeyi devamlı reddederken, diğer yandan da izinsiz inşa edilen evlerin toplu halde yıkılmasına zemin hazırlıyor.   

Sizi, İsrail/İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nda Filistinlilere karşı verilen tüm zorla tahliye ve yıkım kararlarını derhal iptal etmeye ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine son vermeye çağırıyorum. 

Teşekkürler, 

">

Sayın Başbakan, 

Size, İsrail’in apartheid rejimi altında yaşayan milyonlarca Filistinli adına duyduğum kaygıyı ifade etmek üzere yazıyorum. Bunların başında evlerini kaybetme riski altında olanlar geliyor.  

İsrail, 73 yıldan uzun bir süredir Filistinlileri toplu halde zorla yerinden ediyor ve yüz binlerce Filistinlinin evini yıkarak onlara tarifsiz bir acı ve travma yaşatıyor. 6 milyonun üzerinde Filistinli hâlâ mülteci durumunda ve bugün en az 150 bin Filistinli daha evini kaybetme riski altında.    

İsrail, hem İsrail’de hem de İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nda Filistinlileri bilinçli bir şekilde baskı altında tutmak için yasalar, politikalar ve pratikler oluşturarak bunları sürdürüyor. Bu kapsamda Filistinlilerin mülklerine ırkçı bir biçimde el koyuyor ve birçok Filistinli için ev inşa etmeyi imkansız hale getiren yasalar ve politikalar tasarlıyor. Ayrıca İsrail, bir yandan Filistinlilere inşaat izni vermeyi devamlı reddederken, diğer yandan da izinsiz inşa edilen evlerin toplu halde yıkılmasına zemin hazırlıyor.   

Sizi, İsrail/İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nda Filistinlilere karşı verilen tüm zorla tahliye ve yıkım kararlarını derhal iptal etmeye ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine son vermeye çağırıyorum. 

Teşekkürler,