Boğaziçi Üniversitesi Gökkuşağı Davası

Üniversitenin Güney Kampüs giriş kapısının üzerinde gökkuşağı bayrağı açan öğrenciye disiplin soruşturması açıldı. Soruşturma kapsamında ifade vermek üzere okula giden öğrenciye destek için gelen diğer öğrencilerin gökkuşağı bayrağı taşımalarına yönelik gerçekleşen müdahale sonrasında kampüs önünde gözaltılar yaşandı.

[SCROLL DOWN FOR ENGLISH]

Arka Plan Bilgisi
Boğaziçi Üniversitesi’ne 4 Ocak 2021’de Cumhurbaşkanı kararıyla Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına tepki olarak, öğrenciler okul kampüsünde barışçıl protestolar ve konserler düzenlediler. Bu kapsamda çoğunluğu Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan öğrenciler, BOUNSergi adıyla bir etkinlik düzenledi. Sergi nedeniyle iki öğrenci serginin ertesi günü [30 Ocak 2021] tutuklandı. Bu kapsamda Boğaziçi Üniversitesi Sergi Davası açıldı.

Sergi Davası’nı protesto etmek üzere okul öğrencileri kampüs içinde etkinlikler düzenlediler. Okul dışında da protesto çağrıları yapılması üzerine 4 Ocak’tan itibaren kampüs çevresinde konuşlandırılan polislerin yoğun güvenlik önlemleri, kampüs kapısından yaklaşık 800 metre mesafede bulunan Etiler metro istasyonuna kadar genişletildi. Okul dışından kapıya ilerlemek isteyen protestoculara polis müdahale etti. Saat 17.00 sularında okul içindeki ve dışındaki protestocuların buluşma girişimi, okul dışında polis güçlerinin ve okul içinde özel güvenlik güçlerinin müdahalesi ile engellendi. Olaylar sırasında; öğrencilerden N.D. Güney Kampüs’ün Etiler yönündeki nizamiye kapısının üzerine çıkarak LGBTİ+ bayrağı açtı.

Gökkuşağı Bayrağı Açılması ve Polis Müdahalesi
N.D.’nin bu eylemi üzerine Boğaziçi Üniversitesi yönetimi 22 Mart’ta bir disiplin soruşturması açarak savunmasını almak üzere N.D.’yi ifadeye çağırdı.

Aralarında Boğaziçi Üniversitesi Lisansüstü Ağı’nın da bulunduğu öğrenci grupları N.D.’ye destek çağrıları yaptı. N.D’nin ifadeye vermeye çağrıldığı gün, Eğitim Fakültesi binasına gitmek üzere Güney Kampüs’ten Kuzey Kampüs’e doğru N.D.’ye destek olmak üzere arkadaşları ile yürüyen öğrenciler ellerindeki gökkuşağı bayrakları sebebiyle kolluk tarafından durduruldu.

Öğrencilerden alınan bilgiye göre, üzerlerinde N.D.’ye destek için bayrak olan iki öğrenci polisler tarafından götürüldü. Polisler, olay yerinde kalan diğer öğrencilere bu iki kişinin GBT sorgusu yapılmak üzere götürüldüklerini söylediler. İki öğrencinin bir süre geri gelmemesi neticesinde öğrenciler arkadaşlarının geri gelmesine izin verilmesi için protesto gösterisi başlattı. Çıkan tartışma sonunda iki kişi daha gözaltına alındı. Daha sonra düzenlenen iddianamede ise bu işlemin polislerin beyanlarının aksine bir GBT işlemi değil, yakalama işlemi olduğu bilgisi yer aldı.

Saat 15.00 sularında, sayısı zamanla artan yaklaşık 60 kişilik bir öğrenci grubu bu kez gözaltıların gerçekleştiği noktaya 60m mesafede bulunan Kuzey Kampüs nizamiye kapısının önünde toplanarak, sloganlar attı; öğrencilerin bayrak taşıdıkları için gözaltına alınmalarını protesto etti. Saat 15.45 sularında, polis kapıdaki öğrencileri darp ederek işkence mahiyetinde müdahalede bulundu. Sekiz öğrencinin daha gözaltına alınmasıyla toplam gözaltına alınan öğrenci sayısı 12 oldu.

İddianame
12 öğrenci hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama” suçlamasıyla düzenlenen iddianame 31 Mart 2021’de tamamlandı.

Protestoların başladığı ilk gün 4 Ocak 2021’den Boğaziçi Üniversitesi çevresinde zaten mevcut olan yoğun güvenlik önlemleri ve okul çevresinde öğrencilerin gösteri yapmalarına izin verilmemesi olgusu iddianamede pandemi koşullarına dayandırıldı:

“COVID-19 tedbirleri çerçevesinde 2911 Saylı kanunun 17. Maddesi ile 5442 Sayılı il idaresi kanununun 32/ç maddesi Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü girişi ile üniversite çevresinde gerçekleştirilmesi planlanan toplantı, toplanma, miting, yürüyüş, oturma eylemi, forum, açık hava toplantısı, gösteri, basın açıklaması, konser, bildiri dağıtımı vb. etkinliklere 05.03.2021 tarihinde itibaren 30 (otuz) gün gün İZİN VERİLMEMESİ ile ilgili mevzuat kapsamında belirtilen emir ve yasaklara uymayanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılması hususu Beşiktaş Kaymakamlığı’nca alınmış ve Sarıyer Kaymakamlığı’nın 08.03.2021 tarihinden itibaren 30 (otuz) gün süre ile Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs girişi Nispetiye Caddesi ve çevresinde gerçekleştirilmesi planlanan toplantı, miting , yürüyüş, oturma eylemi, forum, açık hava toplantısı, gösteri, basın açıklaması, konser, bildiri dağıtımı vb. etkinliklerin YASAKLANMASINI VE MÜSADE EDİLMEMESİ ile ilgili mevzuat kapsamında belirtilen emir ve yasaklara uymayanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması gerektiğinden(…)”

İddianamede, 1 Şubat 2021’de okul önünde “çok sayıda kişinin katıldığı protesto ve eylemler” gerçekleştiği, protestolar sırasında "Güney Kampüs ana giriş kontrol noktası çatısına çıkarak, elindeki LGBTİ flaması sallaması sonucu N.D’ye disiplin soruşturması açıldığı” ifade edildi. Öğrencilere polis müdahalesine giden süreç iddianamede şöyle yer aldı:

“(…)saat 15.00'de Eğitim Fakültesi'nde görülecek disiplin soruşturması konusuyla ilgili olarak; saat 14.15'te Güney kampüs rektörlük önünde toplanan 9 kişi ellerinde LGBTİ flamalarıyla, saat 14.26'da Kuzey kampüs istikametine doğru yürüyüşe geçildiği, saat 14.35 sıralarında Güney Kampüs ana kapıdan toplu halde çıkan gurubun Nispetiye Caddesi üzerinden, kaldırımı yaya trafiğini engelleyecek şekilde yürüdüğü, saat 14.40 sıralarında Kuzey kampüs önü dış kısım kaldırıma geldiğinde, LGBTİ flamalarını açıp, toplu bir şekilde yürürken kolluk güçlerince durduruldukları, kolluk amirlerince gurup ile müzakere edilerek ellerinde bulunan LGBTİ flamalarını kapatmaları, toplu şekilde yürümemeleri, sosyal mesafe kurallarına uymalarının istenildiği, uyarılara rağmen grubun flamaları kapatmaması, toplu halde yürümekte ısrar etmeleri ve sosyal mesafe kurallarına uymamaları üzerine ses yayın aracı ile birden çok kez anons uyarı yönünde anonslar yapıldığı, dağılmamakta ısrar eden gruba saat 14.50 sıralarında gruba kolluk güçlerince müdahale edildiği…”

Görgü tanıklarının aktarımlarının aksine, polislerin öğrencileri GBT sorgusu için götürdükleri iddiası, iddianameye bir “yakalama” işlemi olarak yansıdı.

İddianameye göre; saat 15.00’te Kuzey Kampüs kapısında toplanan grup “Dönmeyiz, dönmeyiz, biz bu yoldan dönmeyiz”, “Yaşasın öğrenci dayanışması”, “YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz!”, “Asla yalnız yürümeyeceksin!”, “Arkadaşlarımızı serbest bırakın" sloganlarını atmasını takiben saat 15.45’te gerçekleşen polis müdahalesiyle sekiz öğrenci daha gözaltına alındı.

Öğrencilerin Suç İsnat Edilen Eylemleri
İddianamede öğrencilerin yargılama konusu olan eylemleri şöyle sıralandı:

·         “Emniyet Görevlileri tarafından; LGBT flamalarını kapatmaları, toplu şekilde yürümemeleri şeklinde yapılan uyanlara rağmen, omzunda LGBT flamasını sarılı vaziyette toplu halde yürümekte ısrar eden grup içerisinde” olmak,

·         “Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs Önünde 'Baskılar Bizi Yıldıramaz, Gözaltılar Tutuklamalar Bizi Yıldıramaz' şeklinde slogan atarak eylem yapan grup içerisinde” olmak ve “grupla birlikte bir düzen içerisinde” hareket etmek,

·         “Emniyet görevlileri tarafından LGBT flamalarını kapatmaları, toplu şekilde yürümemeleri şeklinde yapılan uyarıları dikkate almayan grup içerisindeolmak,

·         “Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs Önünde ‘Baskılar Bizi Yıldıramaz’ şeklinde slogan atan ve kol kola kenetlenmek suretiyle barikat oluşturarak eylem yapan grupla birlikte” hareket etmek.

İddianamede öğrenciler hakkında, “Terör arşiv kayıtlarında yapılan araştırmalarda şüphelilerin arşiv kayıtlarının bulunmadığı" ve Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından, adli kontrol kararı uygulanmasına gidildiği bilgisine yer verildi.

İddianamede, öğrencilerin “suçu” işlediğine ve haklarında kamu davası açılmasına “yeterli delil” olarak (1) “Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih BULU'yu protesto etmek amacıyla üniversite çevresinde bir araya gelmeleri” (2) “COVID19 tedbirleri kapsamında Beşiktaş ve Sarıyer Kaymakamlıklarının almış oldukları gösteri ve yürüyüş kısıtlaması kararları” ve (3) öğrencilerin “yasaya aykırı toplantı yapmaları nedeniyle olay yerlerinde kolluk güçleri tarafından dağılmaları yönünde defalarca yapılan tüm uyarılara rağmen dağılmamaları” gösterildi.

_____________________

Background

As a reaction to Melih Bulu’s appointment to Boğaziçi University as rector on 4 January 2021, students organized peaceful demonstrations and concerts in the campus, including an exhibition called BOUNSergi. The next day, on 30 January 2021, two students were put on pre-trial detention on charges in relation to the exhibition. Boğaziçi University Rainbow Trial was opened.

Students organized several in-campus events to protest the trial. Following calls to expand the protests outside the campus, strict security measures were extended to Etiler Metro Station which is approximately 800 meters away from the campus gate. Police intervened into the protesters approaching the gate from outside. Around 17:00, police and private security officers intervened from both sides to prevent students in and outside the campus from meeting. During the incidents, N.D., a student studying in the Faculty of Education, climbed up the South Campus Gate and unfurled an LGBTI+ flag.

Unfurling of a Rainbow Flag and Police Intervention
Upon this action by N.D, Boğaziçi University administration started a disciplinary proceeding and summoned N.D. to present their defense.

Students’ groups including Boğaziçi University Postgraduate Network called to give support to N.D. On the day of defense, before N.D. entered the North Campus to go to the building of the Faculty of Education, students opened LGBTI+ flags on the pavement located in the direction of the North Campus.

According to information obtained from students, after flags were opened, two students were taken by the police. Police told students who were in the spot that the two were taken for a criminal record check. As they did not come back after a while, a dispute broke out between the students and the police, resulting in two more students having been detained. In the indictment prepared later on, the action taken against the first two students was noted as a roundup, as opposed to the initial description being only a criminal record check.

Around 15:00, a group of nearly 60 students gathered in front of the North Campus, 60 meters away from the place where the students had been detained, and shouted slogans protesting the detentions due to unfurling of rainbow flags. At 15:45, police used force against the students. With 8 more detentions, the total number of students detained reached to 12.

Indictment

The indictment, prepared by the Office of Chief Public Prosecutor in Istanbul, Terror Crimes Investigation Bureau, on charge of “unarmed participation in unlawful assembly or demonstrations and resisting despite warning” was completed on 31 May 2021.

The fact that the strict security measures had already been taken around Boğaziçi University prior to 4 January 2021 when the protests began, and the pre-existing ban on all protests around the campus, were justified on the grounds of COVID-19 provisions:

“As of necessity of the implementation of the legal procedures against those who disobey the orders and prohibitions by the Governorate of Beşiktaş, under the framework of COVID-19 measures, in accordance with the Law No. 2911 Article 17 and Law No. 5442 Article 32/ç BANNING AND DISALLOWING the activities, including meeting, gathering, assembly, march, sit-in, open-air assembly, forum, demonstration, press meeting, concert, leaflet distribution etc. at the entrance and surroundings of Boğaziçi University South Campus for 30 days starting from 05.03.2021; and because the implementation of the procedures against those who disobey obey the aforementioned orders and prohibitions by the Governorate of Sarıyer, around the entrance of Boğaziçi University North Campus, Nispetiye St. and its surroundings, banning the activities, including meeting, gathering, assembly, march, sit-in protest, open-air assembly, forum, demonstration, press meeting, concert, leaflet distribution etc. by legal regulations necessitates(…)”

In the indictment, it was noted that “protests and activities in which a number of people attended” occurred on 1 February 2021 in front of the university and during the protests, “N.D. climbed up the roof of the main entrance gate of the South Campus waving the LGBTI flag [as a result of which] a disciplinary proceeding was opened”. The incidents leading up to the police intervention were explained in the indictment as follows:

“(…) regarding the disciplinary investigation to take place at the Faculty of Education at 15.00; that 9 people with LGBTI flags having gathered in front of the Rectorate began marching in the direction of the North Campus around 14:15, that the group left the South Campus main gate en masse in a manner that blocked the passage of pedestrians on the pavement by 14.35;

as the group arrived at the pavement in front of the North Campus by 14.40, that they were asked, through negotiation by police commanders, to remove the LGBTI flags in their hands, to not walk altogether, and to abide by social distance rules; that announcements of warnings through megaphone were made after the group’s refusal to remove the flags, insistence to walk in groups and disobedience to social distance rules; that the group which insisted on not dispersing was intervened by police forces by 14.50.”

As opposed to eyewitness’ accounts, the allegation that the police had taken the students for a criminal record check was reflected in the indictment as an action of “roundup.”

According to the indictment, 8 more students from the group having gathered in front of the North Campus gate were detained by 15.45 by means of police intervention, after they had chanted slogans, such as “No turn back, no turn back, we will not turn back from this path,” “Long live student solidarity,” “There is no emancipation alone. It’s either all together or none of us,” and “Let our friends be free”.

Students’ Actions Resulting in the Accusations

Students’ actions considered in the indictment as the material proof of the accusations were listed as follows:

·         “To be present in the group with LGBT flags on their shoulders, which insisted on marching, despite warnings to remove the LGBT flags and not walk in groups;

·         “To be present in the group making demonstration whereby they chanted the slogan ‘Oppression can’t deter us, detentions and imprisonment can’t deter us’, and to move orderly with the group”;

·         “To be present in the group who didn’t take police officers’ warnings into consideration that they must remove the LGBT flags and not walk en masse”; and,

·         To move “hand-in-hand with the group who shouted the slogan ‘Oppression can’t deter us’, thereby forming a barricade”.

 

In the indictment, it is mentioned that “no archive record in relation to suspects was found in the terror archive records”, and that Penal Judgeship of Peace ruled to bring the students under judicial controls.

The following actions were cited in the indictment as “sufficient proof” that the students committed the alleged “crime” and a public prosecution shall be opened against them: (1) “to gather to protest against the appointment of Prof. Dr. Melih Bulu as rector to Boğaziçi University”, (2) “[to disobey] the restrictions on demonstrations and marches imposed by Beşiktaş and Sarıyer Local Governorates’ as part of COVID-19 measures”, and (3) “refusal to disperse despite the warnings by police that their meeting was unlawful and thus they must disperse”.

 

1. Duruşma

12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davanın 1. duruşması 3 Haziran 2021’de görüldü.

Duruşma öncesinde mahkeme mübaşirinden mevcut duruşmada sadece kimlik tespitlerinin yapılacağı öğrenildi.

Kapasitesi Yetersiz Duruşma Salonu: İzleyiciler Kapıya Yığıldı
Yargılanan 12 öğrencinin sekiz avukatla temsil edildiği duruşma, avukatların duruşma öncesinde mahkemeden daha büyük kapasiteli bir salon talebinin reddedilmesi nedeniyle, 5+1 sandalye kapasiteli oldukça dar bir duruşma salonunda görüldü. İçeriye yargılanan öğrencilerin yakınları da dahil hiçbir izleyici giremedi. Duruşmayı takip etmek isteyen basın mensupları ve gözlemciler salonun kapısına yığıldılar. İçerideki diyaloglar salonun hınca hınç dolmasının da etkisiyle güçlükle duyulabildi.

Yargılama
Kimlik tespiti sırasında hakim yargılanan öğrencilere, öğrenci olup olmadıklarını sordu.

Savunma avukatı Levent Pişkin müvekkillerinin derhal beraatını talep etti.

Hakim, öğrencilere susma haklarının olduğunu hatırlattı. Yargılanan öğrenciler, derhal beraat kararı verilmeyecekse, gelecek celsede beyanda bulunacaklarını söylediler. Hakim, öğrencilerden teşhisleri için fotoğraf istendiğini belirtti. Yargılanan öğrenciler fotoğraflarını mahkemeye sunacaklarını beyan ettiler. Hakim, resimlerini karakol aracılığıyla verdiğini beyan eden Eda K.’ye “Eda ne olur ne olmaz sen bir daha veriyorsun” dedi. Hakimin uyarısı salonda gülüşmelere sebep oldu.

Avukat Pişkin, müvekkillerinin yaklaşık dört aydır adli kontrol tedbiri altında olduğunu, bu uygulamanın “neredeyse bir cezalandırmaya döndüğünü” vurguladı. Kaçma ve delilleri karartma şüphesi olmayan öğrenciler hakkındaki bu uygulamanın derhal kaldırılmasını talep etti.

Savcı, “en azından savunmaları tam olarak alınana kadar” öğrenciler hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamını talep etti.

Karar
Hakim; (1) adli kontrol tedbirinin kısmen kaldırılarak öğrenciler hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına devam edilmesine, (2) derhal beraat kararının “dosyadaki mevcut delil durumunun yargılamanın yapılmasını gerektirmesi” nedeniyle şartları oluşmadığından reddine, (3) bir sonraki celsenin, büyük bir duruşma salonuna sahip 24. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüleceğinin yargılanan öğrenciler ve avukatlarına bildirilmesine ve (4) yargılanan öğrencilerin savunmalarını gelecek duruşmada yapmasının kabulüne karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması 28 Haziran 2021 saat 10.30’da görülecek.

2. Duruşma

12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davanın ikinci duruşması 28 Haziran 2021’de görüldü.

Pandemi gerekçe gösterilerek, mahkeme salonuna kısıtlı sayıda kişinin alınacağı bildirildi. İlk başta salona sanıklar, avukatları ve gazeteciler dışında kimsenin alınmayacağı bildirildi. Ardından duruşmayı izlemek isteyen avukatlar ve birkaç gözlemcinin girişine izin verildi. Sanık yakınlarının ise duruşmayı izlemesine izin verilmedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nin Güney Kampüsü’nden Kuzey Kampüsü’ne doğru yürürken gökkuşağı bayrağı taşıdıkları için gözaltına alınan öğrencilerin ifadeleri alındı. İfade veren dört öğrenci; sadece yürüdüklerini, iki öğrencinin sırtında gökkuşağı bayrağı olduğu için polis otobüsüne alındıklarını paylaştı, üç saat sonra gözaltına alındıklarını öğrendiklerini aktardı. Dört öğrencide de ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını’ talep etmediklerini beyan ettiler.

Yargılanan öğrencilerin avukatlarından Levent Pişkin söz alarak, LGBTİ+ bayrağının yasak olmadığını belirtti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun BM Evrensel Periyodik İncelemesi sırasında Türkiye'de LGBTİ+lara karşı hiçbir yasak ve baskı olmadığını ifade ettiğini hatırlattı. Av. Pişkin, müvekkillerinin yasak olmayan bir bayrak nedeniyle, makul şüphe olmadan durdurulduğunu ve hürriyetlerinin tahdit edildiğini aktardı. Av. Pişkin, müvekkillerine hukuka aykırı işlem uygulandığını belirterek beraatlarını talep etti.

Dört öğrencinin gözaltına alınmasının ardından plansız şekilde kampüs önüne gelen ve burada herhangi bir trafik akışına engel olmamalarına rağmen etrafları polis tarafından çevrilerek gözaltına alınan ve bazısı polis tarafından darp edilen öğrenciler sırayla söz aldı. Öğrencilerin ifadelerine göre, polisler olay günü “rehine pazarlığı” yaptı. Öğrencilerin aktardığına göre, gözaltına alınan öğrenciler için kampüs önünde toplanan öğrencilere kampüsün içerisine girmeleri durumunda önceden gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılacağı, aksi halde gözaltında tutulmaya devam edilecekleri söylendi.

Söz alan Av. Burçin Şahan, son dönemde gerçekleşen ve pandemi kısıtlamalarını ihlal edenler dahil birçok yürüyüş, eylem, gösteri ve toplantıya müdahale olmadığını fakat LGBTİ+lara özel ayrımcılık uygulandığını örnekler paylaşarak savundu.

Duruşmanın sonunda beraat taleplerinin reddine, savunmaların alınmış ve delillerin toplanmış olması ve kaçma şüphesi bulunmaması nedeniyle adli kontrol kararlarının kaldırılmasına; yurtdışına çıkış yasaklarının devamına ve sanıkların duruşmalardan vareste tutulmalarına karar verildi.

Bir sonraki duruşma 13 Ekim 2021 saat 10.00'da görülecek.

3. Duruşma

12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davanın üçüncü duruşması 13 Ekim 2021’de görüldü.

Duruşmadan vareste tutulan öğrenciler duruşmaya katılmadı.

Sanık öğrencilerin avukatları, sürecin hukuksuz işleyişine dair açıklamalarının ardından beraat taleplerini iletti. Mahkeme beraat taleplerini reddetti.

Bir sonraki duruşma 18 Ocak 2022’de görülecek.

6. Duruşma

12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davanın 6. duruşması 21 Haziran 2022’de görüldü.

İzleyiciler
Duruşmayı MLSA, P24 ve CHP temsilci izledi.

Yargılama
Duruşmada bir avukat hazır bulundu. Duruşmalardan bağışık bırakılan öğrenciler duruşmaya katılmadı.

Duruşmanın başlangıcında hakim dosyayı inceledi. Dosyaya giren evrakları zapta geçirdi.

Söz verilen Avukat İrem Yener, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hatalı ve hukuka aykırı şekilde hazırlandığını söyledi. Yargılanan öğrencilerin görüntülerde yer alıp almadığının tespiti için görevlendirilen bilirkişinin yetki sınırlarını aştığını; polise mukavemet ve trafiğin engellenmesine ilişkin tespitlere yer vererek görüntülerde suç işlenip işlenmediğine dair tespitlerde bulunduğunu, bu yolla yargılanan öğrenciler hakkında olumsuz kanaat oluşturma gayretinde olduğunu vurguladı.

Av. Yener, görüntülerde iki farklı kişi oldukları anlaşılmasına rağmen bilirkişi raporunda bunların tek kişi olarak sunulduğunu söyledi. Raporun, olay örgüsü ve dosya durumuna hakim olmadan hazırlandığını belirten Yener, raporda dosya kapsamında sanık olmayan bir kişiye ilişkin “şahsın kimliği bilinmemektedir” ifadesinin kullanıldığını söyledi. Dosyada sanık olmayan bir kişiye ilişkin değerlendirmelere ve bu kişinin attığı slogana yer verilmesini eleştirdi.

Yener, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine gerek olmadığını söyledi. Olay günü önce dört, sonra sekiz kişinin gözaltına alındığını hatırlattı. Bu sırada hakim Yener’in sözünü kesti, “Esasa girmeyin bilirkişi raporuna ilişkin beyanda bulunun” dedi. Savcılık mütalaası sunulduktan sonra esasa ilişkin beyanda bulunabileceğini söyledi.

Mahkeme hakimi savcıya görüşünü sormamasına ve savcının herhangi cevap vermemesine rağmen duruşma tutanağına, “Savcıdan soruldu, eksik hususlar giderilsin” ifadelerini geçirdi.

 

Karar
İstanbul 24. Asliye Mahkemesi hakimi dosyanın mütalaa için savcılığa verilmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 20 Eylül saat 10.20’de görülecek.

7. Duruşm

12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davanın 7. duruşması 20 Eylül 2022’de görüldü.

İzleyiciler
Duruşmayı ANKA Haber Ajansı, Sözcü ve Dokuz8 muhabirleri ile MLSA gözlemcisi izledi.

Yargılama
Duruşma bir saat 10 dakika gecikmeyle başladı. Duruşmada bir savunma avukatı hazır bulundu.

Hakim, duruşmaya mazeret bildirerek gelmeyen savunma avukatlarının kimin müdafi olduklarını dilekçelerde belirtmemiş olmalarına serzenişte bulundu. “İki satır yahu...” dedi.

Hakim, söylediklerini istediği şekilde zapta geçirmediğini ifade ettiği katibe bağırdı.

Hakim, avukata ait bazı beyanları avukatın adına zapta geçirtti. Avukatın beraat talep ettiğini, aksi kanaat oluşması durumunda, lehe olan tüm hükümlerin uygulanması, talebini hatırlattı.

Savcı, mütalaa için ek süre talep etti.

Karar
İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi ara kararında, esasa ilişkin mütalaasını sunması üzerine savcıya süre verdi. Bir sonraki duruşma 22 Kasım 2022 saat 09.30’da görülecek.