03 Mayıs 2016 Salı

Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Gazeteciler Mesleklerini Yaptıkları için Saldırı Altında

 

 

Uluslararası Af Örgütü Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde ifade özgürlüğünü acımasız bir şekilde baskı altına alma çabaları kapsamında tacize uğrayan, tehdit edilen, tutuklanan ve işkenceye uğrayan dünya genelinden dokuz gazeteci vakasına ışık tutuyor.

 

Uluslararası Af Örgütü Kıdemli Araştırma Direktörü Anna Neistat'ın ifadeleriyle "gazeteciler dünya genelinde keyfi tutuklama, hapis, işkence ve diğer insan hakları ihlallerine maruz bırakılıyorlar. Yetkilileri huzursuz eden sorular sordukları veya resmi ideolojilere uymayan görüşler benimsedikleri için hapse atılıyorlar ve hatta öldürülüyorlar".

 

"Uluslararası Af Örgütü'nün izlediği belirli vakalar, faillerin sorumlu tutulmasını ve böylece gazetecilerin misilleme korkusu olmaksızın çalışabilmelerini sağlamak için şeffaf bir şekilde soruşturulması gereken dünya genelindeki yüzlerce vaka arasında yer alıyor." 

 

 

Mesleklerini Yaptıkları için Saldırı Altında Olan Gazeteciler

 

Gazetecilik suç olmasa da ifade özgürlüğü ve özgür basın ilkeleri dünya genelinde tehdit altında bulunuyor. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında sadece düşündüklerini açıkça ifade ettikleri için hapsedilen, işkenceye uğrayan, tehdit edilen veya öldürülen dokuz gazeteci vakasını ele alıyoruz. 


1. Şavkan, Mısır


"Şavkan" olarak bilinen Mısırlı foto muhabir Mahmud Ebu Zeyd, güvenlik güçlerinin Kaire'deki bir oturma eylemine şiddet kullanarak karşılık vermesini fotoğraflamasının ardından yaklaşık üç yıldır cezaevinde bulunuyor. Şavkan gözaltındayken işkenceye uğradı ve şu anda uydurma suçlamalarla ölüm cezasıyla sonuçlanabilecek bir yargılama sürecinde bulunuyor.

 

Mısır Basın Sendikası'na göre Şavkan, Mısır'da meslekleri nedeniyle gözaltına alınan en az 20 gazeteciden biri.

 

Şavkan Uluslararası Af Örgütü'ne cezaevinden gönderdiği bir mektupta "işinden başka hiçbir şeyle bağlantısı bulunmayan bir gazeteciyim" diyor. "Bu baskının ve zulmün nedeni nedir? Artık yetmedi mi?" diye soruyor.



2. Baba Wame, Rodrigue Tongue ve Félix Ebolé Bola, Kamerun

 

Gazeteciler Baba Wame, Rodrigue Tongue and Félix Ebolé Bola üzerine çalıştıkları bir hikayenin haber kaynaklarını açıklamayı reddettikleri için hapis cezasıyla karşı karşıya bulunuyor. Gazeteciler, güvenlik güçleri ile Kamerun'un doğusundaki bir kasabaya saldırmakla suçlanan Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki bir silahlı grup arasındaki işbirliği iddialarını araştırıyorlardı.

 

Gazeteciler haber kaynaklarını ve ulusal güvenliğe zarar verebilecek diğer bilgileri açıklamamakla suçlanıyorlar. Güvenliğe zarar verebilecek bilgileri sakladıklarını reddediyorlar ve haber kaynaklarını onları korumak için açıklamadıklarını ifade ediyorlar. Gazetecilerin haber kaynaklarını açıklamama hakkı özgür bilgi akışının sağlanmasına katkıda bulunan ifade özgürlüğünün önemli bir unsurudur.

 

3. Druklo, Çin

 

Çin hükümetinin Tibetlilere yaklaşımını eleştirmekle bilinen Tibetli genç yazar ve blog yazarı Druklo (takma adı Shokjang) "bölücülüğe teşvik" suçlamasıyla üç yıl hapis cezasına mahkum edildi. Öncesinde ve sırasında avukata erişim olmadığı adil olmayan bir yargılama sonucu hüküm giydi. Sruklo din özgürlüğü ve Dalai Lama hakkındaki çevrimiçi paylaşımları ve yasaklı bir kitap bulundurduğu gerekçesiyle mahkum edildiğini ifade ediyor.


Druklo Çin yetkilileri tarafından ikinci kez hedef alındı. 2010 yılında da, Tibet eylemleri hakkında makaleler yayımlayan yasaklı bir derginin yazı işleri müdür yardımcılığını yaptığı için gözaltına alındı.  
 

4. Hatice İsmayilova, Azerbaycan

 

Hatice İsmayilova Cumhurbaşkanı'nın ailesinin de aralarında bulunduğu Azerbaycan'daki yolsuzluğu açığa çıkaran ödüllü bir araştırmacı gazeteci. İsmayilova, Azerbaycan yetkililerinin ifade özgürlüğüne yönelik baskıları sonucu şu anda yedi yıl altı aylık hapis cezasına mahkum edilmiş durumda.

 

İsmayilova kendisine yönelik tehditler, taciz ve şantaj girişimlerine maruz bırakılarak susturulmaya çalışıldı. Sindirilmeyi reddeden gazeteci en sonunda Aralık 2014'te gözaltına alındı ve adil olmayan bir yargılama sonucu zimmete para geçirme, yasadışı girişimcilik, vergi kaçırma ve görevi kötüye kullanma gibi uydurma suçlardan Eylül 2015'te mahkum edildi.

 

5. Esdras Ndikumana, Burundi
 

AFP ve Radio France Internationale muhabiri Esdras Ndikumana yüksek düzey bir generale yönelik suikastın ardından çektiği fotoğraflar nedeniyle Ağustos 2015'te tutuklandı. Gazetecileri Koruma Komitesi'ne göre, Ndikumana sırtından, bacaklarından ve ayak tabanlarından dövüldü. Şu anda sürgünde yaşıyor.

Geçen yıl Burundi hükümeti gazetecilere, muhalefet liderlerine ve iktidar partisini eleştiren diğerlerine yönelik sert önlemler aldı. Mayıs 2015'teki darbe denemesinde bağımsız dört özel radyo istasyonu polis tarafından imha edildi.
 

6. Anabel Flores Salazar, Meksika

 

Meksikalı adliye muhabiri Anabel Flores Salazar silahlı erkekler tarafından evinden kaçırılmasının ardından Şubat 2016'da öldürüldü. Salazar Veracruz eyaletindeki yerel bir gazetede adliye muhabiri olarak çalışıyordu.

 

Salazar'ın başına gelenler basın çalışanları için dünyanın en tehlikeli ülkeleri arasında yer alan Meksika'da binlerce gazetecinin yüz yüze kaldığı şiddet dolu gerçekliği hatırlatıyor. Veracruz gazeteciler için Meksika'daki en tehlikeli eyaletlerden biri. 2010 yılından bu yana eyalette en az 17 basın çalışanı öldürüldü.

 

7. Sedrick de Carvalho ve Domigos da Cruz, Angola

 

Sedrick de Carvalho ve Domigos da Cruz gençlerin demokrasi ve özgürlüğü tartıştığı bir okuma grubunda yer aldıkları için tutuklanan 17 barışçıl aktivist arasında yer alan iki gazeteci. İkisi de Angola'da "isyana hazırlık" ve "suç oluşturan komplo" ile suçlandılar ve Mart 2016'da sırasıyla dört yıl altı ay ve sekiz yıl altı ay hapis cezasına mahkum edildiler.

 

Carvalho ve Cruz sadece ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma haklarını kullandıkları için hapsedilen düşünce mahkumlarıdır. Baskıcı politikaları eleştirmeye cesaret eden kişileri sindirmeye kararlı bir hükümet tarafından mağdur edilmişlerdir.  

 

8. Somyot Prueksakasemsuk, Tayland
 

Yazı işleri müdürü Somyot Prueksakasemsuk 2011 yılında Tayland kraliyet ailesine hakaret ettiği varsayılan ve kurmaca bir hükümdarla ilgili iki makale yayımladı. Bu sebeple "Kral, Kraliçe, veliaht veya saltanat vekiline yönelik karalayıcı, küçük düşürücü ve tehdit edici" kelimeler kullanmayı veya davranışlarda bulunmayı yasaklayan "hükümdara karşı ihanet" kanunu uyarınca 10 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

 

Son yıllarda Tayland yetkilileri barışçıl muhalifleri baskılamak için baskıcı kanunları artan bir şekilde kullanıyor. Somyot ve diğer tüm düşünce mahkumları derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır.


9. Can Dündar ve Erdem Gül, Türkiye

 

Kasım 2015'te Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül hakkında casusluk, devlet sırlarını ortaya çıkarma ve bir terör örgütüne yardım etme suçlarından iddianame düzenlendi. Suçlamalar Haziran 2015'te gazetede yayımlanan ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın 2014 yılında Suriye'deki bir silahlı gruba silah sevkiyatında bulunduğunu iddia eden iki yazının yayımlanmasının ardından gerçekleşti. O sırada, dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan tırların insani yardım malzemeleri taşıdığını iddia etmişti. İki gazeteci haklarında verilecek hükmün kesinleşmesi durumunda ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. 

 

Bu, hükümeti eleştirenleri cezalandırmak için muğlak terörle mücadele kanunlarının kullanıldığı birçok vakadan sadece biri. Gazeteciler sadece kamuoyunu ilgilendiren yazılar yazdıkları için cezai kovuşturmalarla karşı karşıya kalmamalı. 

 

 

Etiketler: Basın Özgürlüğü , İfade Özgürlüğü , 3 Mayıs