Logo Sayfaya git


  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Harekete Geç
  • Eylemler ve Açıklamalar
  • Kampanyalar ve Projeler
  • Belgeler
  • VİDEOLAR
  • İLETİŞİM
Print
  • › Home
  • › MAZLUMDER 2008 İnsan Hakları Raporu

MAZLUMDER 2008 İnsan Hakları Raporu

22 February 2009

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mola Otel'de düzenlenen basın toplantısında “2008 Yılı Türkiye İnsan Hakları Raporu”nu açıkladı. Raporda "Sığınma Hakkı - Mülteciler" başlığı altında Türkiye'de ki iltica başvurusunda bulunan yabancılara ve tutuldukları yerlere ilişkin tespitlere yer verilmiş.

SIĞINMA HAKKI -  MÜLTECİLER
 
2008 yılı sığınma hakkı ihlalleri açısından önceki seneleri aratmayacak  kadar yoğun geçmiştir. Sığınmacılar için hem bir geçiş hem bir hedef ülke haline gelen Türkiye, 1951 Mültecilerin Hukukuna Dair Cenevre Sözleşmesini  coğrafi çekince ile imzalamıştır. Türkiye neredeyse tamamı Avrupa dışından gelen sığınmacıları mülteci olarak kabul etmemektedir. İltica mevzuatımız bizatihi sığınma hakkını ihlal edecek kurallar içerdiğinden bu mevzuat hakların korunması yönünde yenilenmelidir.
 
Sığınmacılara yönelik olarak yaşanan gözaltılar, kötü muamele, kayıplar , sınır dışı etme gibi durumlar  bu konuda yasal düzenlemelerin  yetersizliği kadar uygulamaya da geçirilememiş olmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye  ulusal eylem programını  AB  üyeliği için bir pazarlık konusu haline getirmek yerine bunu tam da kendi coğrafi konumu nedeniyle bir an önce yürürlüğe koymalıdır. Aksi takdirde yaşanan hak ihlalleri her geçen gün artacaktır.
 
2008  yılı  içinde  sığınma  hakkı  ihlalleri  çok  belirgin  bir  yükseliş  göstererek  sık  sık  çok  sayıda  ölüm  olayları  ile  kamuoyunun da  dikkatini  çok  çeken  bir  sorun  halini  almıştır. Her ay üçbini aşkın sığınmacı, kaçak yollarla ülke içinde yakalanmakta ve çoğuna sığınma hakkı tanınmadan sınır dışı işlemi yapılmaktadır.
 
Havaalanlarında transit geçiş alanlarında sığınma başvurusu yapma hakkı ve yasal temsilci olan avukatlarla görüştürülmeden sınır dışı işlemlerinin yapılması mağduriyet oluşturmaya devam etmektedir.
 
2008 yılı içinde dikkatimizi çeken konuların başında  sığınmacıların  alıkonulduğu misafirhanelerdir. Misafirhanelerde tutulan sığınmacılar  zaman zaman  kötü muamele ile karşı karşıya kaldıklarını ileri sürmektedirler. Kırklareli, Kumkapı misafirhanelerinde çok sayıda kişinin bir arada bulundurulması, ailelerin ayrı bölümlerde tutulması, sağlıksız ve hijyenik olmayan ortamlar nedeniyle  sıkıntılar doğmaktadır. 2008  yılı  içinde  bu  koşullar  mülteci  misafirhanelerinde  önemli  asayiş  olaylarının  olmasına  yol  açmıştır.
 
İnsan hakları savunucularına, bazı misafirhaneler taleplerine rağmen denetim açısından açılmamakta ve ihlallerin tespitine olanak tanınmamaktadır. Tüm misafirhanelerin/gözaltı merkezlerinin sivil toplum kuruluşlarının denetimine açılmalıdır.
 
Bunun yanı sıra Eylül 2008’de Van ilinde 25 Özbek Mültecinin sınır dışı edilmesi de  “geri gönderilmeme” ilkesinin açıkça ihlalini gözler önüne sermiştir. Özbek Mülteciler kendilerine yönelik olarak  işkence, kötü muamele iddialarında bulunmuşlardır. Konu ile ilgili olarak STK’lar resmi kurumlarla temasa geçmiştir ancak sınır dışı edilmelerin önüne geçilmemiştir.  Özbek  mültecilerin  sınırdışı  edilmeleri  olayı  iki  kez  tekrar  edilmiştir. Son  derece  kaba  ve  keyfi muameleler  yapılarak  sınır dışına  bırakılan  mülteciler  ile ilgili  insan  hakları  örgütlerinin  ortak  raporları  hakkında  kamu  idarecilerinin  gerekli  incelemeleri  yaptıklarını beyan etseler de, tatminkar cevaplar alınamamıştır. Bir politika olarak sınır dışılar halen devam etmektedir.
BMMYK Türkiye temsilciliğinin sığınmacılara daha fazla etkin koruyucu tedbirler alması gerekmektedir. Sığınma başvuruları üzerine 6-8 ay sonrasına verilen ilk görüşme günü, 3. ülkeye yerleştirmenin yılları alması, ekonomik ve sosyal sorunlar hususunda sığınmacılar sorunları devam etmektedir. BMMYK’nın kapasite geliştirmesi faydalı olacaktır. Ayrıca BMMYK temsilciliği, Emniyet’in yabancılar şubesi ile misafirhaneleri haberli, habersiz denetleyebilmeli ve yetkililerin engel çıkarmaması gerekmektedir.
 
Türkiye Ege kıyılarında her gün pek çok sığınmacının tekne kazaları sonucu ölümüne de tanık olmaktadır. Dicle nehrinde boğulan mültecilerinde yaşam hakkı ihlal edilmiştir. Yazılı ve görsel medyanın kendilerinden “kaçak” veya “kaçak göçmen” şeklinde bahsettiği sığınmacılar  konusunda   da duyarlı hale gelinmeli ve  yük paylaşımı konusunda üzerine düşeni yapmak durumundadır.   Sonuç olarak İltica Mevzuatı yapılandırılmalı ve uluslar arası standartlara uygun etkin tedbirler almalıdır.

Tamamı için...

  • Yazıcı uyumlu görünüm
  • Bir arkadaşına gönder
  • PDF

Harekete Geç

Destekleyin

Üye olun

Yerel Gruplar

Aidat-bağışlarınız için:

Garanti Bankası
Hesap Adı: Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi
İBAN No: TR86 0006 2000 0780 0006 2985 45

PTT Posta Çeki:
Hesap No: 01658044

  • Site Map