ABD: Afganistan ve Guantánamo Körfezi´ndeki tutuklulara yapılan muamele insan haklarına aykırı
14 April 2002
Uluslararası Af Örgütü bugün yaptığı açıklamada, "11 Eylül´den bu yana, uluslararası hukuk ve standartlara bağlı kalacağına dair defalarca açıklama yapmasına rağmen ABD hükümetinin, geçen sene New York ve Washington´a yönelik saldırıların ardından söylediği sözlerle eylemleri birbiriyle uyuşmamaktadır." dedi. UAÖ ABD hükümetine gönderdiği ve Afganistan ve Guantanamo Körfezinde ABD gözetimi altında bulunan kişilerle ilgili uluslararası hukuk ve standartları kapsamındaki kaygılarını dile getiren memorandumun metnini kamuya açıkladı. UAÖ, "ABD hükümeti Afganistan ve Guantanamo Körfezinde gözaltında tutulanlarla ilgili her yaptığının uluslararası hukuk ve standartlara uygun olmasını sağlamalıdır. Eğer adaletin yerine gelmesi ve yerine geldiğinin görülmesi isteniyorsa ve eğer hukuk kuralları ve insan hakları zayıflatılmak istenmiyorsa, bu çok önemlidir." dedi. UAÖ ayrıca Guantanamo Körfezindeki X-Ray Kampında tutulan ve bu ay içinde bir donanma üssünde halen inşaatı süren yeni bir tesise nakledilecek olan tutuklularla görüşme talebini de tekrarladı. UAÖ bu talebini ilk kez 22 Ocak´ta yapmıştı. Memorandum´da açıklandığına göre ABD Afganistan ve diğer yerlerde gözetim altına alınan ve yaklaşık 300´ünün X-Ray Kampına gönderildiği kişilerin uluslararası kabul görmüş haklarını reddetmekte ya da reddetmekle tehdit etmektedir. Diğer kaygılarının yanı sıra UAÖ memorandumda, ABD hükümetiyle ilgili aşağıda belirtilen konularla ilgili kaygılarını dile getirmektedir: kişileri zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleye varan ve gözaltıyla ilgili diğer asgari standartları ihlal eden koşullarda transfer etmiş ve tutmaktadır; sorguların halen sürmesi ve kovuşturmayla sonuçlanması olasılığına rağmen, gözaltında tutulan kişilerin hukuki yardım almasını reddetmektedir. gözaltında tutulan kişilerin gözaltının yasallığını reddedebilmek için mahkemeye başvurmasını reddetmektedir; Yakalamaların Afganistan´da mı, Pakstan´da mı yoksa başka bir yerde mi yapıldığı da dahil olmak üzere birçok yakalamanın hangi koşullar altında gerçekleştiğine dair bütünlüklü bilgi vermeyi reddetmektedir; Afganistan dışında gözaltına alınarak Guantanamo Körfezi´ne nakledilen kişilerle ilgili insan halkları korumalarını gözardı etmiştir. Örneğin, Bosna ve uluslararası hukuk kuralları açıkça ihlal edilerek, 6 Cezayir yurttaşı Bosna Hersek´te yakalanarak X-Ray kampına gönderilmiştir. Guantanamo tutuklularının suçlu olduğuna dair açık yorumlarda bulunmak suretiyle suçluluğu kanıtlanıncaya kadar masum sayılma ilkesini zayıflatmıştır; Yabancı uyrukluların, yürütme organlarının açık bağımsızlığının bulunmadığı ve ölüm cezası kararı verme yetkisine sahip ve bağımsız ve tarafsız bir mahkemeye temyiz hakkının bulunmadığı askeri komisyonlar tarafından yargılanmasını seçerek ikinci sınıf bir adalet sistemi uygulamakla tehdit etmiştir; gerekçesiz veya yargılanmaksızın süresiz gözaltı veya askeri komisyonun beraat kararının ardından gözaltının sürmesi veya non-refoulement ilkesini tehdit edebilecek geri göndermelerin gerçekleşme olasılığını arttırmıştır; Afganistan´da ABD askerleri tarafından gözaltına alınan Afgan köylülerine yönelik insan hakları ihlalleri iddialarıyla ilgili tarafsız ve kapsamlı soruşturma yürüttüğünü gösterememiştir. ABD hükümeti Afganistan´daki ya da Guantánamo Körfezinde tutulanlara savaş esiri statüsü tanımayı ya da tartışmalı davaların Cenevre Sözleşmesi´nde gerekli görüldüğü üzere ehil bir tribünale götürülmesini reddetmektedir. UAÖ, "ABD´nin Cenevre Sözleşmelerine istediği gibi seçim yapma yaklaşımı kabul edilemez; bu, temel uluslararası insan hakları standartlarına saygısızlıktır." dedi. Örgüt gönderdiği memorandumda ABD hükümetine çok sayıda tavsiyelerde bulunuyor ve ayrıca belgede yer alan vakalarla ilgili daha fazla bilgi talep ediyor. * Memorandum´un İngilizce tam metni http://web.amnesty.org/ai.nsf/recent/AMR510532002 adresinde bulunabilir. ** UAÖ şu ana dek 11 Eylül sonrası furyada ABD´de yaşayan ABD uyruklu olmayan binlerce kişinin yakalanması ile ilgili ve ABD yetkililerinin uluslararası insan hakları standartlarına uygun davranmadığını gösteren iki rapor yayınlamıştır.