“Suudi Arabistan’daki reform aktivistinin temyiz duruşması adil olmalı”
25 January 2012
Uluslararası Af Örgütü, mahkemelerinin görülmesini bekleyen, insan hakları örgütü kurmak istemelerinin ardından uzun hapis cezaları alan 16 kişinin temyiz duruşmalarının adil bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğini dile getirdi.
Aralarında önde gelen reform aktivistlerinin de bulunduğu grup, Kasım 2011’de 5 ila 30 yıl arasında hapis cezaları aldı. Pazartesi günü ise grup Riyad’daki Uzmanlaşmış Ceza Mahkemesi’ne temyiz başvurusunda bulundu.
Hepsi Kral’a sadakati ihlal etmekten suçlu bulunmuştu. Çoğu diğer suçların yanı sıra kara para aklamaktan da suçlu bulunmuştu. Davalılardan biri olan eski hakim Dr Süleyman el-Reşudi, aralarında Londra’daki King’s College’dan Profesör Madawi El-Raşit’in yasaklanan makalelerini bulundurmanın da aralarında olduğu suçlardan hüküm giydi.
Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Geçici Direktörü Philip Luther, “Bu suçlamaların bazıları, aralarında siyasi değişimi savunmanın da olduğu barışçıl bir şekilde ifade özgürlüğü hakkını kullanmayı suç haline getiriyor. Bu davalarda kararlar bozulmalı. 16 kişinin hüküm giydiği kara para aklamak gibi daha ciddi görünen suçların bile, ardından adil olmayan yargılanmalar geldiği için yeniden ciddi bir şekilde soruşturulması gerekiyor. Temyiz mahkemesi uluslararası adil yargılanma standartları ile uyumlu olmalı. Bunu sağlamanın yolu da mahkeme öncesi gözaltılarda gerçekleşen işkence ve kötü muamele iddialarının geniş çaplı araştırmasından geçmektedir” dedi.
Aralarında aktivist, avukat ve akademisyenlerin de olduğu dokuz kişi Şubat 2007’de bir insan hakları örgütü kurma konusunda fikir alışverişi yapmak için buluşmalarının ve siyasi reform talep eden bir imza kampanyası metni dağıtmalarının ardından tutuklandı.
O dönemde İçişleri Bakanı tutuklananların teröre destek sağlamak için para topladığını söylemiş fakat bu açıklama tutuklananlar tarafından reddedilmişti.
Ardından yedi kişi reform savunucularından biri olan Dr Saud El-Haşimi ile olan sözde bağlantıları yüzünden tutuklandı. Çoğu da uzun süre hücrede tecritte kaldı, bazen de kimseyle iletişime geçemeyecek şekilde gözaltında tutuldu.
En az iki kişi gözaltındayken işkenceye maruz kaldığını iddia etti. İçlerinden biri “itiraf”ta bulunmaya zorlandıklarını dile getirdi. Diğerlerinin de benzer muamelelere maruz kaldığı endişesi bulunmakta.
16 kişinin hepsi Ağustos 2010’da ceza aldı. Dokuz kişilik grup da gözaltına alındıktan sonra bazıları üç buçuk yıl hapis cezası aldı.
Avukatlar ve tutuklananların ailelerine aylarca suçlamalarla ilgili ayrıntılı bilgi verilmedi ve duruşmalarına katılmalarına izin verilmedi.
Suudi Arabistan vatandaşı 14 kişi cezalarının bitiminde seyahat yasağı ile karşı karşıyayken bir Yemen vatandaşı ile Suriye vatandaşı da serbest bırakılınca sınır dışı edilecek.
Son yayımlanan Suudi Arabistan: Güvenlik adına baskı raporunda Uluslararası Af Örgütü ülkede yetkililerin güvenlik nedeniyle reformcuları ve protestocuları bastırırken yeni bir baskı dalgasının oluştuğunu belgeledi.
Raporda hükümet muhalifliği “terörizm suçu” olarak gören bir terör karşıtı yasa taslağı hazırlamışken ve hatta bununla suçlananlar haklarından arındırılırken yüzlerce insanın gösteri düzenlediği için nasıl tutuklandığı anlatıyor.