Suudi Arabistan ceza olarak bir kişiyi felç edecek
23 August 2010
Uluslararası Af Örgütü, Suudi yetkilileri bir kavga sırasında benzer yaralara yol açtığı iddia edilen bir adamı bilinçili olarak felç etmemesi için uyardı.
Gelen haberlere göre ülkenin kuzey batısında bulunan Tabuk kentinde bir mahkeme yaralanan mağdurun talebi üzerine hastanelere başvurarak kısas (cezası) kapsamında bir adamın omuriliğinin kesilmesi için çaba sarfediyor.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Hassiba Hadj Sahraoui, “İşkenceden aşağı hiçbir tanımı olamayacak böylesi bir cezanın uygulanmaması için uyarıda bulunuyoruz. Suçu olanların suçları sebebiyle sorumlu tutulmaları gerekli olsa da bir insanın bilerek felç edilmesi işkence anlamı taşır ve uluslararası insan hakları sorumluluklarıyla çelişir” diyor.
Bir habere göre, hastanelerden birisi mahkemeye satırla gerçekleştiği iddia edilen saldırı sonucu oluşan yaranın benzerinin omurganın aynı yerinde benzer bir felç durumuna yol açacak şekilde tıbbi olarak açılmasının mümkün olduğunu bildirmiş.
Mahkeme felç bırakma cezası yerine zanlıyı hapis cezası, para cezası ya da değnek cezasına çarptırabilir.
İsmi açıklanmayan zanlı suçu sebebiyle zaten yedi aydır hapiste tutuluyor. Uluslararası Af Örgütü zanlının mahkemeye hiçbir hukuki danışma almadan çıktığını ve ardından hapis cezası verildiğini öğrenmiş durumda.
Uluslararası insan hakları hukukuna göre, böyle bir cezanın uygulanması işkence ve diğer zalimane, gayrı insani aşağılayıcı muamele ve cezalar verilmesine dair yasaklarının tam olarak ihlali anlamına gelecektir.
Öte yandan Suudi Arabistan’ın imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Konvansiyonu’nun ve BM Genel Kurulu’nun tıbbi etik kurallarının da ihlali anlamına gelecektir.
Suudi Arabistan insanları çeşitli şekillerde bedensel cezalara tabi tutmaya devam ediyor.
Değnekle dövme cezası Suudi Arabistan’da bazı suçlar için zorunlu verilmesi gereken bir ceza konumunda. Öte yandan yargıç tarafından gerekli görüldüğünde ek ceza ya da yan ceza olarak da kullanılıyor.
Kısasa uygun görülen davalarda göz çıkarma, diş sökme ve cinayet durumlarında ölüm cezası verilebiliyor.
BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen Tıbbi Etik kurallarına göre, böylesi bir ceza tıbbi etiğin ağır bir şekilde ihlalidir. Sağlık personelinin özellikle de doktorların aktif ya da pasif bir şekilde işkence, zalimane, aşağılayıcı ya da gayri insani bir eylem içinde bulunması, böyle bir eyleme destek vermesi uluslararası aygıtlar tarafından yasaklanmıştır.