Nijerya: Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Nijerya sivil toplum örgütleri, federe devletlere tutukluların infazına devam etmemeleri için çağrıda bulunuyor
22 June 2010
Nijerya: Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Nijerya sivil toplum örgütleri, federe devletlere tutukluların infazına devam etmemeleri için çağrıda bulunuyor
Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Nijerya Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü ve hükümet dışı diğer insan haklar kuruluşları, Nijerya hükümeti tarafından tutukluların infazının devam etmesine yönelik verilen rapor nedeniyle oldukça endişeli.
Yetkililerin infazların devam etmesini isteme sebepleri ise cezaevlerindeki yoğunluk. Nijeryalı yetkililer, tutukluları idam etmek yerine, adalet sisteminin altında yatan asıl problemler üzerinde durmalıdır. Cezaevlerindeki aşırı nüfus yoğunluğu, bir bakımdan davaların ertelenmesinden ve yeterli avukat temin edilememesinden kaynaklanmaktadır.
Nijerya adalet sisteminin, hatalarla sekteye uğradığını ve adil davaları garanti altına alamadığını düşünürsek, ölüm hücrelerinde tutulan birçok kişinin belki de masum olduğu söylenebilir.
Milli Ekonomi Konseyi’nin 15 Haziran 2010 tarihli salı günkü toplantısında, cezaevlerindeki nüfus yoğunluğunu engellemek için ölüm hücrelerinde bulunan tutukluların cezalarının infazına karar verilmiştir. Toplantı, Nijerya genel başkan vekili tarafından yönetilmiş ve 36 eyalet yöneticisinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Toplantının ertesinde Benue eyaletinin yöneticisinin belirttiğine göre; konsey, Nijerya devletinden ölüm hücrelerindeki tutukluların davalarının yeniden incelenmesini ve infaz emrinin nüfus yoğunluğunu azaltmak için imzalanmasını talep etmiştir. Bu, bir ay içerisinde Nijerya eyaletlerinin, cezaevlerindeki nüfus yoğunluğunun önüne geçmek için verdiği ikinci infaz kararıdır. Buna benzer bir karar, Nisan 2010’da 36 eyaletin bir araya geldiği, başkanlığını Nijerya devlet başkanının yaptığı Eyaletler Kurulu’nda alınmıştır.
Cezaevlerindeki nüfus artışını engellemek için verilen infaz kararları yanlış çözümlerdir. Nijerya İç İşleri Bakanı’nın yaptığı açıklamaya göre cezaevlerinde 30.000’i davası süren olmak üzere 46.000 kişi vardır. Sadece çok az tutuklu kendine avukat tutabilmekte ve hükümetin fon sağladığı Adli Yardım Kurulu’nda 100 civarında avukat bulunmaktadır. Bu problemler çözülemediği takdirde, cezaevleri kalabalık kalmaya devam edecektir.
Şu anda Nijerya cezaevlerinde aralarında kadın ve gençlerin de olduğu yaklaşık 870 idam tutuklusu bulunmaktadır. Nijerya adalet sistemindeki noksanlık, ölüm hücrelerinde infazını bekleyen yüzlerce insanın adil yargılanamaması anlamına gelmektedir.
Davaların sonuçlanması 10 yıldan fazla sürebiliyor. Bazı idam davalarının temyiz kararı on yıldan uzun bekleniyor. Bazı temyiz kararları hiç çıkamıyor, çünkü dava dosyası kaybolup tutuklu ölüm hücresinde kalıyor. Devlet eski başkanı Olusegun Obasanjo tarafından göreve getirilen iki uzman grup – İdam Cezası Milli Çalışma Heyeti (2004) ve Adli Nezaret Reformu Başkanlık Komisyonu (2007) - adalet sistemin adil davaları garanti altına alamaması sebebiyle infazlar hakkında moratoryum ilan edilmesini önerdi.
Kuruluşlar iptal için ilk adım olarak Nijerya hükümetine idam cezaları hakkında resmi moratoryum ilan etmesi çağrısında bulunuyor. İnfazlar hakkında resmi moratoryum ilan ederek, Nijerya Federal Hükümeti küresel trendler doğrultusunda idam cezasının feshedilmesine liderlik edebilecektir. İnfazlar hakkında moratoryum idam cezaları kabul edilse bile, bütün Nijerya yetkililerinin infazların gerçekleştirilmeyeceğine dair bağlılıklarını gerektirmektedir. Moratoryum, masumlar kadar temyiz için başvuruda bulunmak isteyen tutukluların da infaz edilmesi riskini bertaraf edecektir.
Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Nijerya Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü ve Nijerya'daki hükümet dışı diğer insan hakları örgütleri, cinayetin niteliğine, suçlunun karakterine ya da tutuklunun infazında kullanılacak infaz yöntemine bakılmaksızın, istisnasız her koşulda idam cezasına karşı olduklarını belirtmişlerdir.
Geçmiş
Uluslararası İnsan Hakları Kanunları uyarınca; idam cezası, 18 yaşın altındaki kişilerce işlenmiş suçlara uygulanmamalı ve ölüm cezasıyla suçlanan kişilere adil dava garantilerinin sıkı gözetimi altında bulunma hakkı tanınmalıdır. Kasım 2008’de, Afrika İnsan Haklar Kurulu, Abuja, Nijerya’da gerçekleşen 44. olağan toplantısında idam cezası hakkında moratoryum ileri sürmek için tarafları, Afrika İnsan Hakları Bildirgesi üzerinde uzlaşmaya çağıracak bir çözüm benimsemiştir.
Aralık 2007 ve 2008’de, BM Parlamentosu hala idam cezasını kullanan tarafların idam cezası kullanımını kısıtlamak için, idam cezasının kullanımına yönelik iki çözüm önerisi getirmiştir: yürürlüğe konulan suçların sayısını azaltmak ve idam cezasının feshedilmesi görüşüyle infazlar hakkında moratoryum çıkarmak.
Nijerya infazlar hakkında resmi bir moratoryumu kabul etmezken, Dış İşleri Bakanı’nın Şubat 2009’da BM Periyodik Kontrollerinin 4. oturumunda yaptığı açıklamada Nijerya’nın kendinden kaynaklanan bir moratoryumu olduğunu belirtmiştir. 2006 yılında, en az 6 idam mahkûmu temyiz hakları dahi olmadan infaz edilmiştir. Tutuklular, askeri yargı tarafından hırsızlık ve ateşli silah kullanmak suçundan mahkum edilmiştir. İnfazların devam etmesi için Nijerya hükümeti, devlet ya da federal hükümet tarafından atılan her adım Nijerya’nın uluslararası düzeydeki bağlılığıyla çelişmektedir.
İmzalayanlar:
Adalete Erişim (Access to Justice)
Uluslararası Af Örgütü
Centre for Environment, Human Rights and Development (CEHRD)
Committee for the Defence of Human Rights (CDHR)
Human Rights Law Service (HURILAWS)
Human Rights Social Development Environmental Foundation (HRSDEF
İnsan Hakları İzleme Örgütü
International Society for Civil Liberties and the Rule of Law (Intersociety)
Legal Defence and Assistance Project (LEDAP
Legal Resources Consortium (LRC)
Nijerya Hümanist Hareketi
Nijerya Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü
Ogoni Dayanışma Forumu
Tutuklu Rehablistasyonu ve Refah Hareketi
Sosyal Eylem
Sosyal Adaleti Savunma İnisiyatifi
Sosyo-Ekonomik Haklar ve Sorumluluk Projesi