Toronto ve G8/G20: Barışçı protestolar ağır güvenlik müdahaleleri ve vandalizmle karşılaştı
22 June 2010
Toronto ve G8/G20: Barışçı protestolar ağır güvenlik müdahaleleri ve vandalizmle karşılaştı
Uluslararası Af Örgütü Kanada’nın (İngilizce kolu) yıllık genel toplantısı bugün Toronto’da son buldu.Ülkenin her tarafından Uluslararası Af Örgütü üyeleri barışçı protesto haklarının bu hafta sonu zarar gördüğüyle alakalı endişelerini dile getirdiler.
G20 liderler toplantısıyla bağlantılı olarak ağır polis ve güvenlik varlığı şehre birkaç günlüğüne nüfuz etti. Diğer vandalizm ve şiddet olayları korku ve endişe atmosferinin oluşmasına katkı sağladı, birçok bireyin de barışçı gösterilere ve diğer aktivitelere katılmasına engel teşkil etti.
Kamunun var olan küresel sorunlarla ilgili tartışma ortamına katılması teşvik edileceğine Toronto’daki G20 toplantısı yüzünden alınan güvenlik önlemleri sivillerin katılım göstereceği alanları daralttı. Binlerce insan 26 Haziran öğleden sonra gerçekleşen “Önce İnsan” gösterisine katıldı fakat bu sırada endişelendi. Birçok kişi de tedirginlik ve korkudan ötürü yer
almadı.
G8 ve G20 toplantıları Toronto Kanada’da gerçekleşirken, Uluslararası Af Örgütü üyeleri iki kuruluşun da dikkatini öncelikleri olması gereken insan hakları konularına çekti. G20’nin dünya ekonomik, sosyal ve siyasi olaylarında artan öneminden dolayı insan haklarına vereceği önemi vurguladık. Bu yüzden onların insan hakları konusunda gerekli adımları atıp fakirlikle savaşı milenyum kalkınma planı çerçevesinde gerçekleştirmeleri konusunda vurgu yaptık. Onların insan haklarına saygıyı karar mekanizmalarında ayırıcı nitelikte bir yere koymalarını sağlamak istiyoruz.
İnsan haklarının merkeze gelmesi gerektiği zamanlarda onun yerine sivil özgürlüklerin azaldığını gözlemledik ve deneyimledik. Sokaklarda protestocular yüksek çitlerle, yeni silahlarla, gizli izlemelerle ve fazla sayıda polisin varlığıyla karşılaşıyorlar. Belirsizlik ve kolluk güçlerinin yarattığı atmosfer sayısız bireyin toplanma, katılma ve ifade özgürlüklerini gerçekleştirmelerini engelledi. Eylemlere ve diğer olaylara katılıp ulusal ve uluslararası olaylarda kendi düşüncelerini ifade etme şansı bulamıyorlar.
Biz açık bir şekilde 26 Haziran akşamı gerçekleşen vandalizm ve şiddet olaylarını kınıyoruz. Bu davranışlar suçtur ve barışçı protestolara katılan bireylerin güvenliğini tehdit etmektedir. Kabul etmekteyiz ki, polisin kamunun güvenliği,mülkiyete gelecek zararı önlemek ve G20 zirvesine katılan liderlerin ve diğer görevlilerin güvenliği için bu gibi olaylara müdahale etme sorumluluğu bulunmaktadır.
Polisle göstericiler arasında çıkan çatışmaları raporlayan gazetecilere karşı polisin aşırı güç kullandığı, hatta gelen raporlara göre tutuklandıkları ile ilgili endişeler var. Bir olayda gazeteci tutuklanırken açık bir şekilde dövülüyordu. 27 Haziran sabahı itibariyle yaklaşık 500 kişi tutuklandı. Tanıkların söylediğine göre tutuklananların bir kısmı barışçı protesto eylemlerine katılıyorlardı. Özel alanları güvenlik altına alırken ve şiddet ile meşru protesto olaylarını bastırırken polisin hangi yöntemleri ve silahları kullandıkları konusunda açık bir bilgi almak mümkün değil. Protestoların devam etmesinin beklendiği bu ortamda doğru bilgi eksikliği polisin müdahaleleri ile ilgili korkuyu ve yanlış anlaşılmaları arttırıyor.
Toronto’daki güvenlik tedbirleri ile ilgili son birkaç günde harcanan 1 milyar dolar daha önce emsali görülmemiş bir miktar. Bununla beraber bir yanda aşırı derecede vandalizm hareketleri ve şiddet olayları gerçekleşiyor, diğer yanda ise binlerce birey barışçı protesto eylemlerine katılma haklarını endişe ve korku ortamından ötürü gerçekleştiremiyorlar. Bu, G20’nin faaliyetlerini nasıl gerçekleştirdiği konusunda ayırıcı bir özellik olamaz. Bunun yerine biz G20 liderlerinden ileride gerçekleşecek toplantılarda ifade ve toplanma özgürlüğü gibi hakların sınırlanmasını değil azami dereceye çıkarılmasını istiyoruz.
Bu olaylardan gerekli dersler çıkarılmalı. Kanada hükümetini ve Ontario bölgesel hükümetini, G8 ve G20 toplantılarında alınan güvenlik tedbirleriyle ilgili bağımsız bir eleştirinin yayınlanması konusunda işbirliğine davet ediyoruz. Eleştiri kamunun girişiyle ilgili yaratılan fırsatlardan bahsetmeli ve yayınlanmalı. Diğer sorunlarla beraber, eleştiri şu konuları ele
almalı:
• Güvenlik tedbirlerinin, iki toplantının gerçekleşeceği yerler ve mekanlarla ilgili alınan kararlar dahil olmak üzere, ifade ve toplanma özgürlükleri üzerindeki etkisi.
• Polis operasyonlarının ve kamu koruma yasası gibi yasal uygulamaların G20 güvenlik bölgesinde yaşayan ve iş sahibi olan insanların haklarını nasıl etkilediği.