Logo Sayfaya git


  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Harekete Geç
  • Eylemler ve Açıklamalar
  • Kampanyalar ve Projeler
  • Belgeler
  • VİDEOLAR
  • İLETİŞİM
Print
  • › Home
  • › İfade özgürlüğünün kısıtlanması Küba’da korku iklimi yaratıyor

İfade özgürlüğünün kısıtlanması Küba’da korku iklimi yaratıyor

22 June 2010

İfade özgürlüğünün kısıtlanması Küba’da korku iklimi yaratıyor

Uluslararası Af Örgütü bugün yayınlanan bir raporda, Küba’nın baskıcı hukuk sistemi gazeteciler, muhalifler ve aktivistler arasında bir korku iklimi yaratmış, onları keyfi gözaltı ve yetkililer tarafından taciz edilme riskine atmıştır demiştir.

“Küba’da İfade Özgürlüğüne Kısıtlamalar” başlıklı rapor, hukuki sistem ve hükümet uygulamalarındaki medyaya temin edilen bilgileri kısıtlayan ve hükümeti eleştiren yüzlerce kişiyi gözaltına almak ve cezalandırmak için kullanılan kanunları vurgular.

Uluslararası Af Örgütü’nün Amerikalar Programı Direktör Yardımcısı Kerrie Howard “Kanunlar o kadar belirsiz ki herhangi bir muhalif eylem bir şekilde suç olarak sayılabilir, bu aktivistlerin hükümete karşı seslerini yükseltmelerini oldukça zorlaştırır. Kübalılar için bütün insan haklarını hayata geçirmek için acilen bir reform yapılmasına ihtiyaç vardır” dedi.

Candonga online gazetesinin direktörü Yosvani Anzardo Hernández, yetkililer tarafından keyfi olarak tutuklanan, sorguya çekilen ve göz dağı verilen birçok Kübalı bağımsız yazardan biri. Eylül 2009’da, herhangi bir suçu bulunmayıp bırakılmadan önce, 14 gün boyunca keyfi olarak tutuklandı. Aynı günlerde polis ayrıca web sitesinin kaynağı olan bilgisayarına el koydu ve telefon hattını kesti.

Yosvani Anzardo işi bırakıp web sayfasını devam ettirmemesine rağmen, niçin kapandığını hala anlamıyor. “Hükümetin yaptığımız şeyin bir hakkımızı kullanmak olduğunu, kimseye zarar vermediğimizi anlamasını umuyorduk” dedi gazeteci. “Ülkede olanlar hakkında bilgi vermek için çok uğraştık. Onlar [yetkililer] bunu tehlikeli gördüler.”

Bir yandan bütün gazetecilerin Komünist Parti tarafından kontrol edilen ulusal gazeteciler birliğine katılmasını isteyen Küba hükümeti, medya üzerinde sanal bir tekel kurmuştur. Yetkililer ayrıca hükümeti ve temel haklara getirilen kısıtlamaları açıkça eleştiren bloglara erişimi engelleyen filtreler oluşturmuştur.

Küba Anayasası, “vatandaşlar için tanınan özgürlüklerin hiçbiri, Anayasa ve hukuk tarafından kurulanlara, sosyalist devletin varlığı ve hedeflerine, ya da Küba halkının sosyalizm ve komünizm kurma kararına karşı kullanılamaz” diyerek ifade özgürlüğünü kısıtlamakta bir adım ileri gider. Ceza kanunu, “sosyal tehlike arz etmek”, “düşman propagandası yapmak”, “yetkilileri küçük görmek” “direnç göstermek”, “ulusal kurumları kötülemek” ve “gizli baskı yapmak” gibi
muhalefeti bastırmak için de kullanılabilecek bir takım ucu açık cezai suç tanımlaması yapar.

“Küba’nın Ulusal Bağımsızlık ve Ekonomisini Koruma üzerine 88 numaralı Kanun”un maddeleri de eleştirileri bastırmak ve yabancı medyayla çalışan muhalifleri cezalandırmak için kullanılmıştır. Ne bağımsız ne de tarafsız olan bir adliyeyle, hükümeti eleştirenler sınırsız sayıda eylemin suç olarak yorumlanabileceğini ve acele ve adaletsizce yapılan duruşmalarla karşı karşıya kalabileceklerini düşünmektedirler.

Kübalı yetkililer ülkede siyasi mahkumların varlığını reddetse de, Uluslararası Af Örgütü ifade özgürlüğü, örgütlenme ve toplanma haklarını barışçıl bir şekilde kullanan ve hala tutuklu olan en az elli üç düşünce mahkumu tanımaktadır. 2003’teki “Kara Bahar” baskınında tutuklanan 75 muhaliften biri olan bağımsız gazeteci Pablo Pacheco Avila, yabancı ve online gazetelere makale yazmaktan, yabancı radyo istasyonlarına röportaj vermekten ve internet aracılığıyla bilgi yayınlamaktan 20 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir.

Haziran 2010 Ariel Sigler örneğindeki gibi sağlık sebepleriyle bırakılan düşünce mahkumları olsa da, Pablo Pacheco Avila dahil birçoğu hala tutukludur. Küba hükümeti insan haklarını korumayışını, ABD tarafından uygulanan ambargonun negatif etkilerine işaret ederek temize çıkarmaya çalıştı.

“ABD ambargosunun ülke üzerinde negatif bir etkisi olduğu açıktır ancak bu Küba halkının haklarını ihlal etmek için zayıf bir mazerettir” dedi Kerrie Howard.

“Hükümet, insan haklarını ihlal etmek yerine, bu ihlalleri durdurmak için çözümler üretmelidir.”

Uluslararası Af Örgütü, Küba hükümetini, ifade özgürlüğünü kanunsuzca kısıtlanmasını durduran, muhaliflerin taciz edilmesine son veren, bütün düşünce mahkumlarını özgür bırakan ve internet ve diğer ortamlar üzerinden serbest bilgi alışverişine izin veren ek yasalar çıkartmalıdır.

“Bütün düşünce mahkumlarının serbest bırakılması ve muhaliflerin taciz edilmesinin sonlanması, Küba hükümetinin derhal ve koşulsuzca atması gereken adımlardır” dedi Kerrie Howard.

“Ancak, insan haklarına bağlılığını onurlandırmak için, Küba ayrıca onlarca yılda kurulan baskıcı düzeneğini yıkmalı ve insan haklarını tüm Kübalılar için hayata geçirmek için gerekli reformları yapmalıdır."

  • Yazıcı uyumlu görünüm
  • Bir arkadaşına gönder
  • PDF

Harekete Geç

Destekleyin

Üye olun

Yerel Gruplar

Aidat-bağışlarınız için:

Garanti Bankası
Hesap Adı: Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi
İBAN No: TR86 0006 2000 0780 0006 2985 45

PTT Posta Çeki:
Hesap No: 01658044

  • Site Map