İran: Nida’nın katili adalet önüne getirilmeli
22 June 2010
İran: Nida’nın katili adalet önüne getirilmeli
Uluslararası Af Örgütü, “Nida Ağa Sultan cinayetinin bir yıl sonrasında, İranlı yetkililerin katilini adalet önüne getirmemesi 2009 seçiminin protestolarından beri yaygınlaşan cezasızlık kültürünün lanetli bir örneğidir” der.
O zaman 27 yaşında olan Nida Ağa Sultan, Tahran’ın merkezinde 20 Haziran 2009 günü barışçıl bir gösteriden ayrılırken vuruldu. Yakındakiler yardımına koşarken kaldırımın üzerinde öldüğü video bütün dünyaya yayılıp onu protesto hareketinin ikonu haline getirdi.
“Nida’nın kanun dışı cinayeti sadece İranlılara geçtiğimiz sene boyunca yapılan-bugün hala devam eden- bir sürü insan hakları ihlalinin değil, ayrıca hükümetin onu eleştirenlerin işkence ve cinayetinden sorumlu kişileri adalet önüne getirmeyi sürekli reddetmesinin bir sembolüdür” dedi Uluslararası Af Örgütü Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktör Yardımcısı Hasibe Hac Sahravi.
Video kayıt delilleri ve tanıkların bolluğuna rağmen, İranlı yetkililer ne Nida’nın ölümü üzerine ne de Haziran ve Aralık 2009 arasında hükümet güçleri tarafından öldürülenlerin kayıtlarıyla ilgili herhangi bir bağımsız soruşturma açmamıştır. Nida’nın ölümüne paramiliter Besiçlerin sebep olduğu iddialarını yalanlamış ve aksine BBC, CNN, CIA ve hatta vurulduğunda Nida’nın yardımına koşan doktorun da arasında bulunduğu bir takım insan ve organizasyonu suçlamışlardır.
“Hükümetin Nida’nın öldürülmesine cevabı alaycı bir durum kurtarma alıştırmasıdır” dedi Hasibe Hac Sahravi. “Bu, İranlı yetkililerin hukuk üstünlüğünü sürdürme ve kendi adı altında işlenen suçlar için yükümlülük sağlama konusundaki başarısızlıklarının tipik bir örneğidir.”
Uluslararası Af Örgütü, İranlı yetkililere yaptığı Nida’nın öldürülmesi dahil, gösteriler sırasında ve sonrasında yer alan ölüm ve suiistimaller üzerine bağımsız bir soruşturmaya izin verme çağrısını yeniledi.
Ayrıca, BM insan hakları uzmanlarının İran’a girişlerine izin verilmesi çağrısını da yapmaktadır. Hükümetten BM’ye verilmiş bir davetiyeye rağmen, 2005’ten beri İran’a herhangi bir insan hakları ziyaretine izin verilmedi. BM insan hakları uzmanları tarafından verilen en az beş ziyaret dilekçesi cevapsız bırakıldı.
“Yetkililer, sorumluluklarına işaret eden kanıtları örtbas etme girişimlerinin, Nida ve diğerleri için hakikat ve adalet isteyen İranlıları susturamayacağını bilmelidir” dedi Hasibe Hac Sahravi.
Arka Plan
Nida Ağa Sultan’ın ölümünden sorumlu olduğu iddia edilen tetikçi protestocular tarafından olay yerinde kısa bir süre tutuldu, ancak kimliği üzerine bilgiler hukuki yetkililer tarafından görmezden gelindi. Adamın, yetkililer tarafından gösterileri bastırmak için sıklıkla kullanılan silahlı paramiliter kuvvet olan Besiçlerin kimliğini taşıdığı iddia edildi. Tanıklar, “Onu öldürmek istememiştim” diye bağırdığını rapor etti.
Gösteriler boyunca ve sonrasında, gözaltında işkence görmenin sonucu olarak dahil, 80 kadar -ve muhtemelen daha fazla-kişinin ölümü üzerine genellikle bir soruşturma açılmadı. Aşırı güç kullanımı, tecavüz ve tutukluluk sırasında diğer türlü işkence üzerine bağımsız soruşturmalar yürütülmedi. Bunun yerine, yetkililer ihlaller hakkında şikâyette bulunanları tehdit etti, gerçeği açığa çıkarmaya çalışanların bazılarını tutukladı ve kanıt sunmaya çalışanları kötüledi.
Seçim sonrası suiistimaller üzerine yapılan soruşturmalar yetersiz, saydamlıktan yoksun olmuş ve yer alan ihlaller için düşük rütbeli memurları günah keçisi haline getirmiştir.
Seçim sonrası suiistimalleri için yükümlülük isteme kampanyası, seçimi takip eden şiddet süresince çocukları öldürülen, kaybettirilen, ya da tutuklanan annelerden oluşan Yas Tutan Anneler grubu tarafından başlatıldı.
Uluslararası Af Örgütü’nün İran: Protestodan cezaevine: Seçimden bir sene sonra İran” başlıklı Haziran 2010 raporu (AI Index Numarası: MDE 13/062/2010), gazetecileri, öğrencileri, siyasi aktivistleri ve insan hakları aktivistlerini, hatta ruhban sınıfı üyelerini cezaevinde çürüten, muhalefet üzerinde gittikçe genişleyen sıkı gözetimi belgeler.