Kırgız hükümeti halkını korumalı
15 June 2010
Kırgız hükümeti halkını korumalı
Uluslararası Af Örgütü, Kırgızistan geçici hükümetini ve yerel yönetimleri, tüm Kırgız halkını ve özellikle ülkenin güneyinde gerçekleşen şiddet olaylarının hedefi olan Özbek kökenli vatandaşları koruması için uyardı.
Bu uyarı, ülkenin güneyindeki Oş kenti ve çevresinde artan şiddet olayları üzerine yapıldı.
Uluslararası Af Örgütü Orta Asya uzmanı Maisy Weichering, yaptığı açıklamada, “Kırgızistan kolluk kuvvetleri genel olarak kendi halkının, özel olarak da Özbek cemaatinin güvenliğini sağlamakta başarısız oldu dedi.”
“Durum daha da kötüye gitmeden acil önlemler alınmalı. Güvenlik güçleri Oş şehri ve çevresinde kanun ve nizamı yerine getirirken temel insan haklarına saygı duymalı.”
Oş şehri ve çevresindeki çatışmalar Özbek topluluğu üzerinde büyük bir etki yaptı. Çoğunluğunu kadınların, çocukların ve yaşlıların oluşturduğu binlerce insan başka saldırıların da olabileceği korkusuyla şehri terk ettiler. 2000 ila 6000 arasında insan sınırın düğer tarafına geçmek için komşu Özbekistan’ın hududuna yığıldı. Uluslararası Af Örgütü durumun kötüleşmesi halinde daha çok insanın yerinden edileceği konusunda endişesini dile getirdi.
Tanıkların belirttiklerine göre çoğunluğu Kırgız genç erkekler olan silahlı bir grup şehirde Özbeklerin yaşadığı bölgelerde sivillere ateş açtı, dükkanları ve evleri ateşe verdi ve özel mülkiyeti yağmaladı. Son iki gün hakkında yayınlanan resmi rakamlara göre 60 kişi öldürüldü, Oş bölgesi yerel konsey temsilcisinin bağımsız haber ajansı Ferghana.ru’ya verdiği bilgilere göre ise 12 Haziran 2010 öğle saati itibariyle en az 500 Özbek sivil öldü, 2000’den fazla kişi de ciddi şekilde yaralandı.
Yerel kolluk kuvvetlerinden bir kaynağın gazetecilere durumu kontrol edemedikleri ve sivil nüfusu koruyamadıklarını söylediği öğrenildi. Bazı durumlarda silahlı kişilerin güvenlik kuvvetlerine üstün geldikleri ve zırhlı araçları kaçırdıkları söyleniyor. Kimi yerel konsey temsilcileri de nişancıların sivillere ateş açtıklarını belirttiler.
Kargaşa olağanüstü halin ilan edildiği Celalabat iline ve çevre kasaba ve köylere de sıçramış durumda.
Maisy Weicherding yaptığı açıklamada, “binlerce insanın güvenli bir yer aradığı şu ortamda komşu ülkelerin otoriteleri, özellikle Özbekistan, sınırlarını Kırgızistan’daki şiddetten kaçanlara etnik kökeni ne olursa olsun açık tutmalı ve Kırgızistan’daki durum iyileşene kadar güvenliklerini sağlamalı” dedi.
Arka plan
Ölümcül şiddetin Kırgız ve Özbek gençlerinden oluşan çeteler arasında 10 Haziran’da çıkan bir çatışma sonrası başladığı ve Özbeklerin yaşadığı yerlerde büyük çaplı kundaklama, yağmalama ve şiddet olaylarına dönüştüğü belirtilmekte.
Kırgızistan’ın güneyi büyük bir Özbek cemaatine ev sahipliği yapmakta ve aynı zamanda bu bölge Nisan ayında enerji fiyatlarındaki yükselme ve yolsuzluk suçlamalarıyla devrilen eski başkan Kurmanbek Bakiev’in de kuvvet üssü olagelmekte.
Geçici hükümetin atanmış başbakanı olan Roza Otunbeava Nisan ayında yaptığı açıklamada geçici hükümetin Ekim ayında gerçekleşecek seçimlere kadar ülkenin tam kontrolüne sahip olduğunu, parlamentonun fes edildiğini açıklamış ve yeni bakanlar atamıştı.
Çatışmaların sebebi belirsizliğini korurken geçici hükümet ve diğer gözlemciler suçu eski başkan Kurman Bakiev’in destekçilerine ve suç örgütlerine atmakta ve bu kişilerin amaçlarının 27 Haziran’da gerçekleşecek anayasa referandumu öncesi ülkedeki istikrarı bozmak olduğunu belirtmekteler. Parlamento seçimleri 4 Ekim tarihinde gerçekleşecek.