Dünya Kupası ve Güney Afrika'yla ilgili insan hakları endişleleri
8 June 2010
Dünya Kupası Yaklaşırken İnsan Hakları İhlalleri
Barınaklarda ya da yüksek yoğunluktaki şehir yerleşimi içinde yaşayan seyyar satıcılara, evsiz Güney Afrikalılara, göçmenlere ve mültecilere yönelik polis tacizlerinde bir artış olmaktadır.
Bu taciz polis baskınlarını, gelişigüzel tutuklamaları, kötü muamele ve gaspı, ayrıca da gecekonduların yıkımını içermektedir.
Gecekonduların yıkımı, önceden uyarı olmadan, uygun bir barınma alternatifi ya da tazminat sağlanmadan; üstelik zorla tahliyeyi yasaklayan iç hukukun ihlaliyle gerçekleştirilmektedir.
Ev sahibi şehirlerde FIFA Dünya Kupası gerekliliklerini yerine getirmek için yapılan düzenlemeler, evsiz insanları ve sokak satıcılarını “kontol edilen erişim bölgelerinden” ve Dünya Kupası alanlarından sürmek için kullanılmakta. Kanuni düzenlemeler altında, ihlaller için cezalar 10.000 Rand (1300 Amerikan Doları) ya da altı aya kadar hapis cezası olmaktadır.
Mayıs 2010'da seyyar satıcılar, Soweto'daki yerel FIFA eylem merkezinin dışında, futbol stadyumu yakınlarındaki varlıklarının dağıtılması ve sürülmelerine karşı protesto düzenlediler. Başka birçok yerde, Dünya Kupası için sokakları temizlemek adına sokak satıcılarının mallarının gasp edilmesi üzerine, polis ile sokak satıcıları arasında gergin karşıtlıklar meydana geldi.
Yabancı Düşmanlığına Dayalı Şiddet
2010'un ilk beş ayında beş vilayette, özellikle Somali ve Etiyopya vatandaşlarına yönelik şiddet içeren saldırılar ve dükkanların yağmalanması dahil en az 11 olay kaydedilmiştir.
Bu şiddet, genellikle görevi kötüye kullanma ve yoksul mahallelerde hükümetin temel hizmetlerini yerine getirmedeki başarısızlığına karşı halk protestolarıyla ilişkilendirilmektedir.
Göçmenler ve mülteciler, iş, ev ve ekonomik fırsatlar için rakip olarak algılanmakta ve protestolar sırasında hedef haline gelmektedirler. Bununla birlikte, yabancı düşmanı tavırlar aynı zamanda şiddeti körüklemekte ve yerel polisin hızlı müdahalede başarısızlığı ya da birkaç olayda şiddetin faillerine göz yumması da olaylarda etkili olmaktadır. Kurbanlar için adalete erişim ve tazminat çok zor sağlanmaktadır.
Haziran başında devlet, Güney Afrika sivil toplumunun, Uluslararası Af Örgütü’nün ve diğer örgütlerin; “Dünya Kupası'nın sonunda” bölgelerinden ya da ülkeden sürülmesine yönelik tehditler dahil, olası büyük çapta yabancı düşmanlığına dayalı şiddet eylemlerinin göstergesine acilen dikkat edilmesine yönelik taleplerine cevap verdi.
2 Haziran'daki kabine toplantısında, yabancı vatandaşlara yönelik saldırılı gösterge ve tehditlerine odaklanan bir bakanlar arası komitenin kurulduğunu bildirdi ve kanun müeyyidesine sahip kurumların, yabancı vatandaşlara yönelik şiddet uygulayan ve buna karışan kişilere acilen müdahale edileceğine söz verdi. Uluslararası Af Örgütü bu hareketi olumlu karşılamaktadır.
Şiddet Suçu ve Güvenliği Sağlama
Güvenlik güçleri, futbol stadyumlarını ve taraftarların ve ziyaretçilerin toplanmasını beklediği yerlerin güvenliğini sağlamak için planlar yapmıştır.
Uluslararası Af Örgütü'nün bu planlara yönelik bir takım endişeleri vardır. Öncelikle, Dünya Kupası için dağıtılması gereken ve büyük bir kısmının FIFA tarafından zorunlu tutulduğu muazzam kaynakların, Güney Afrikaların, özellikle polis hizmetlerinin ve suçu önlemenin halen ciddi bir sorun olduğu daha yoksul mahallelerde yaşayanların güvenliği ve emniyeti açısından etkileri olmalıdır.
Göçmenler ve mülteciler, halen yabancı düşmanı saldırılara karşı uygun polis korumasından yoksun ve artan derecede savunmasız haldeler.
İkincisi, ziyaretçileri korumaya verilen öncelik, polis kuvvetlerini insan hakları standartlarına ters düşen bir tutumla, şüphelilere yönelik ölümcül kuvvet kullanımına yönlendirebilir. İç radikalizm ve eylemlere yönelik polis eylem planları, aşırı güç kullanımı ya da eylemcilerin barışçıl toplanma hakkını ihlal ile sonuçlanmamalıdır.
Uluslararası Af Örgütü ve diğer kurumlar, 2009 yılında suç soruşturmalarında işkence vakalarında, protestoculara aşırı güç kullanımında ve ölümcül kuvvetin yanlış kullanımı sonucu ölüm olaylarında artış olduğunu raporlamıştır. KwaZulu-Natal vilayetinde, son iki yılda ölümcül silah ateşlemesinin %47 oranında arttığı görülmüştür.
Dünya Kupası Masrafları
Güney Afrika, önemli sosyo-ekonomik zoruklarla karşı karşıyadır ve devlet, yüksek işsizlik oranlarıyla, şiddetli eşitsizlikle ve yoksul kentsel ve kırsal topluluklarda temel hizmetlerin sağlanmasındaki boşluklarla etkili bir şekilde mücadele etmekte zorluk çekmektedir.
Uluslararası Af Örgütü’nün, devletlerin büyük spor etkinliklerine ev sahipliği yapmakla ilintili giderleriyle ilgili bir görüşü yoktur. Dünya Kupası hazırlıkları için bazı geçici iş olanaklarının yaratıldığı görünmektedir ve iyileştirilmiş kentsel toplu taşıma altyapısının gelişmesinde daha uzun dönem faydaları olabilir.
Ancak, yoksul topluluklardan gelen eylemciler, Güney Afrikalıların çoğunluğunun Dünya Kupası'na ev sahipliğinin faydalarından yoksun kaldığı yönündeki kaygıları arttırmaktadır.
Kayıt-dışı ekonomik faaliyetlerden arındırılmış kapsamlı bölgeler yaratan FIFA yönetmeliğindeki gereklilikler, Güney Afrika gibi büyük bir grubun hayatta kalmak için kayıt-dışı sektöre bağlı olduğu bir ülkede, büyük ölçüde önyargılı gözükmektedir.
Uluslararası Af Örgütü'nün ana kampanyaları
Güney Afrika odaklı Uluslararası Af Örgütü kampanyalarından, HIV bağlantılı sağlık hizmetlerine ayrımcılığa uğramadan ulaşılabilmesi, özellikle kırsal alanlarda kadınların bakım ve tedaviye ulaşabilmeleri önemlidir.
HIV salgınını durdurmak üzere hükümet yeni bir politika geliştirmişken, kadınların sağlığa ulaşabilmeleri için ulaşım sağlamak ve salgından etkilenen bölgelere gerekli yardımı götürmek Dünya Kupası etkinliklerinin gerisinde kalmamalıdır.
Uluslararası Af Örgütü, Güney Afrika hükümetine aşağıdaki çağrıları yapmaktadır:
· Sokak satıcıları ve göçmenler de dahil, yoksul Güney Afrikalılara karşı keyfi gözaltılara son verin. Yerel yetkilerin ve Dünya Kupası ile ilgili düzenlemelerin kötüye kullanılmasını engelleyin.
· Polis ve yerel yetkililerin karıştığı iddia edilen ihlallerle ilgili bağımsız ve tam bir soruşturma sağlayın. Etkilenenlerin adalete ve tazminata erişimini sağlayın.
· Polisin kamu düzenini sağlamak için aşırı güç kullanmadığından ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun davrandığından emin olun.
· Sığınmacılara ve diğer uluslararası koruma altında insanlara yönelik suçların cezasız kalmaması için çalıştığınız kadar, gerekli koruma ve acil durum sistemlerini de sağlayın.
· Kadınların onur ve eşitlik haklarına yönelik sürekli ihlalleri azaltmak için çaba harcayın. Bu çabanın temel araçları, HIV’den korunmak ve tedavi programları olmalıdır.