Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nedir?
15 February 2010
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nedir?
Fransa’da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 1959’dan beri faaliyettedir. Mahkeme, Avrupa Konsey üyeleri tarafından 1950 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde, devletlerin insan haklarına saygı gösterme yükümlülüklerini gerçekleştirmek amacıyla kurulmuştur.
Bütün Avrupa Konseyi üyeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni imzalamak ve böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yetki alanına girmek zorundadırlar. Yetkisi altındaki herkesin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından korunan haklardan yararlanmasını sağlamak, her üye devletin yükümlülüğüdür.
Lizbon Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesinden sonra, Avrupa Birliği’nin de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne katılması ve Mahkeme’nin yetkisi altına girmesi beklenmektedir.
1998’den beri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi koruması altındaki haklarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini imzalayan devletlerden herhangi biri tarafından ihlal edildiği düşüncesindeki her birey, grup veya sivil toplum örgütü, doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmaktadır.
47 üye ülkede yaşayan yaklaşık 800 milyon insanın Mahkeme’ye doğrudan erişim olanağı vardır. Ayrıca müracaatlar, bir devlet tarafından başka bir devlet aleyhine de yapılabilinir.
Geçtiğimiz yarım yüzyılda, Mahkeme 12,000’den fazla hüküm vermiştir.
Mahkeme, bu kararların yüzde 80’inden fazlası için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiği hükmünü vermiştir. Hükümlerin yarısından fazlası 4 devlete karşı verilmiştir: İtalya, Türkiye, Fransa ve Rusya.
Mahkemenin kararları, söz konusu devletler için bağlayıcı özelliğe sahiptir. Mahkeme kararlarının uygulanması sadece söz konusu ülkelerde değil, pek çok Avrupa ülkesinde de hukuki değişimlere yol açmıştır. Kararlar, aynı zamanda dünyanın pek çok bölgesinde de hukuku ve uygulamaları etkilemiştir.
Yargıç sayısı, Sözleşme’yi imzalayan devlet sayısıyla aynıdır (şimdiki sayı 471). Yargıçlar, Avrupa Konseyi’nin Parlamentosu tarafından 6 yıllık bir dönem için seçilirler. Görev süreleri sonunda tekrar seçilebilirler, fakat bu görev süresinin yakında tekrarı olmayan 9 yıllık dönemlere dönüştürülmesi beklenmektedir. Yargıçlar, kendi özel iradeleriyle karar verirler ve hiçbir ülkeyi temsil etmezler.
Mahkeme, şu anki olanaklarıyla sırasını bekleyen yığılmış pek çok davanın yanı sıra (110,000’den fazla), büyük miktarlardaki yeni bireysel başvuruların (2008’de yaklaşık 50,000) sonucunda birçok zorlukla karşılaşmaktadır.