Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Trans Bireylerin Hakları
Son yıllardaki ilerlemelere rağmen, lezbiyen, eşcinsel, biseksüel ve trans (LGBT) bireyler Avrupa çapında hem hukuk hem de uygulamada ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaya devam etmektedir. Birçok alanda cinsel yönelim gerekçesiyle yapılan ayrımcılığın kanunen yasaklanmasına bakılmaksızın, bazı devletler hala eşcinsel ilişkileri yasal olarak tanımamakta ve onlara eşit medeni haklar vermemektedir.
Eşcinsellik ve transeksüelliğin toplumsal olarak kabullenilmesi ülkeler, toplumlar ve yaşam alanlarına göre geniş ölçüde değişmektedir. Eşcinsel ya da trans kimliklerin açıklanması halen düzenli olarak reddetme ve kötü muamele ile karşılanırken, bir çok meslek ve toplumda eşcinsellik ve transeksüellik tabu halindedir.
Uluslararası Af Örgütü, ‘’Onur’’ etkinlikleri ve gösterilerinin yasaklandığı ya da homofobik grupların şiddetli saldırılarına karşı yeterli koruma sağlamadan izin verildiği birkaç Orta ve Doğu Avrupa ülkesinde ifade ve toplanma özgürlüğü haklarının ihlal edildiğini belgelerle kanıtlamıştır. Avrupa genelinde, homofobik saldırılar hala endişe verici bir sıklıkla meydana gelmektedir.
Trans bireyler cinsiyet kimlikleri ya da ifadelerine dayanılarak ayrımcılıkla yüzleşmektedirler. Trans bireylere karşı yapılan ayrımcılık çoğu ülkede kanunlarda yer almaktadır. Bazı ülkeler trans bireylerin cinsiyet kimliklerini yansıtmak için kimlik belgelerini değiştirmelerine izin vermemektedir. Bu değişikliklere izin veren ülkeler de çoğu zaman izin vermeden önce bu kişilerden geri dönüşü olmayan cerrahi hadım sürecinden geçmelerini ve boşanmalarını talep etmektedir. Trans bireylere karşı şiddet yaygındır. Polisle iletişim halinde olan trans bireyler, kendilerine karşı yapılan eylemleri bildirenler de dahil, sık sık taciz ve kötü muameleyle ilgili şikayette bulunmaktadırlar.Trans bireyler sağlık hizmetleri, istihdam ve eğitim alanlarında da kendilerine karşı duyulan büyük bir nefrete maruz kalmaktadır.