İfade Özgürlüğü

Türkiye ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasalarını gözden geçirmeli

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye yetkililerine, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” yasasının kullanımını gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Bu çağrı, 3 Mart 2011 tarihinde sekiz gazetecinin Ergenekon örgütüne üye oldukları iddiası ile gözaltına alınmalarının ardından yapıldı.

Gazetecelerin bazıları uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde ifade özgürlüğü hakkının kısıtlanabileceği hususlardan daha geniş bir tanıma sahip olan Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesi uyarınca gözaltına alındılar.

Avrupa ve Orta Asya Program Direktörü, Nicola Duckworth, “en az iki gazeteci keyfi olarak uygulanan ve azınlık muhalif fikirleri kovuşturmak amacı ile kullanılan yasalar altında gözaltına alınmıştır” dedi.

“Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı maddeler ve diğer yasalar ifade özgürlüğü hakkını doğrudan veya keyfi uygulamalar ve muğlak tanımlalar doğrultusunda kısıtlamaktadır.”

Ergenekon davası, suçlananların arasında emekli ve halen görevde olan silahlı kuvvetler mensuplarının da olduğu 2008 yılında başlayan ve halen devam eden bir kovuşturmadır.

Uluslararası Af Örgütü, geçmişte gazetecilerin maruz kaldığı kovuşturmalara yönelik endişelerini dile getirmişti. Bu kişilere 2007 yılında “Türklüğü aşağılamak” ile suçlanan ve 2008 yılının Nisan ayında beraat eden Ahmet Şık ve “yargıyı etkilemeye kalkışmak”, “kamu görevlisini aşağılamak” ve “iletişim gizliliğinin ihlali” suçları ile itham edilen ve Aralık 2010’da beraat eden Nedim Şener de dahildir.